Trump 3. Dönem Başkan Olabilir mi? Başkan Yardımcılığı Formülü

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel | Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

21 Ocak 2026 Okuma Süresi 3 dakika

ABD Başkanlık Sisteminde 3. Dönem Tartışması: Başkan Yardımcılığı Yoluyla Arka Kapıdan Giriş Mümkün mü?

Amerikan siyasetinde Donald Trump'ın ikinci döneminin ardından göreve devam edip edemeyeceği veya benzeri güçlü figürlerin "süresiz liderlik" arayışı, hukukçular arasında ilginç bir anayasal satranç oyununu gündeme getiriyor. Kamuoyunda ve hukuk doktrininde tartışılan senaryo şu şekilde kurgulanmaktadır: İki dönem başkanlık yapmış bir isim, bir sonraki seçimde Başkan Yardımcısı adayı olarak pusulada yer alabilir mi?

Eğer bu kişi Başkan Yardımcısı seçilirse ve ardından asıl Başkan istifa ederse, bu kişi halefiyet yoluyla başkanlık koltuğuna oturarak anayasadaki "iki dönem" sınırını aşabilir mi? İlk bakışta bu senaryo, anayasal bir boşluktan (loophole) faydalanıyor gibi görünebilir. Ancak Amerikan Anayasası'nın maddeleri bir bütün olarak okunduğunda, bu yolun hukuken kapalı olduğu görülmektedir.

22. Değişiklik ve "Seçilme" Kelimesindeki İnce Ayrım

ABD Anayasası'nın 22. Değişikliği (22nd Amendment), bir kişinin en fazla iki kez Başkan olarak seçilebileceğini hükme bağlar. Ancak madde metni dikkatle incelendiğinde, Başkan Yardımcısı için açık bir sınırlama getirilmediği görülür. Burada hukukçuların dikkatini çeken kilit kelime "seçilmek"tir (elected).

Madde metni, bir kişinin iki dönemden fazla görev yapmasını (serve) değil, iki dönemden fazla seçilmesini yasaklar. Sadece 22. Değişiklik lafzı okunduğunda; eski bir başkanın, başkan yardımcısı olması ve başkanın istifasıyla sınırsız kez başkanlık koltuğuna oturması mümkünmüş gibi bir yorum ortaya çıkmaktadır. Açık bir anayasal zorlama olan bu görüşü savunanlar şu tezi ileri sürer:

"Eğer eski bir Başkan, Başkan Yardımcısı olarak seçilirse, teknik olarak Başkanlık için seçime girmemiştir. Dolayısıyla Başkan Yardımcısı olduktan sonra, Anayasanın halefiyet kuralları gereği (Başkanın ölümü veya istifası durumunda) başkanlık koltuğuna oturması, 22. maddedeki seçilme yasağını ihlal etmez."

Bu yorum, kağıt üzerinde mantıklı bir arka kapı gibi görünse de, anayasa hukuku maddelerin birbirini tamamladığı (holistik) bir sistemdir ve bu yolu kapatan başka bir kilit madde bulunmaktadır.

Kesin Engel: 12. Değişiklik ve "Uygunluk" Kriteri

Bu anayasal zorlama planının önündeki aşılmaz duvar, Anayasa'nın 12. Değişikliğinde (12th Amendment) gizlidir. Bu değişiklik, Başkan ve Başkan Yardımcısının seçim usullerini düzenlerken, tartışmaya yer bırakmayacak netlikte bir uygunluk (eligibility) kriteri getirmiştir.

Değişikliğin son cümlesi aynen şöyledir:

"Anayasal olarak Başkanlık makamına uygun olmayan hiçbir kişi, Amerika Birleşik Devletleri Başkan Yardımcısı olmaya da uygun değildir."

Bu hüküm, meseleyi karmaşık yorumlardan kurtararak basit bir mantık dizisine indirger:

  • Değişikliğe göre, iki dönem görev yapmış bir kişi (örneğin Trump), yeniden Başkan seçilmek için uygun değildir (ineligible).
  • Başkanlık için uygun olmayan bir kişi, 12. Değişikliğe göre Başkan Yardımcılığı için de uygun değildir.

Anayasanın Ruhu ve Lafzı

Hukuki açıdan bakıldığında, iki dönem kuralını doldurmuş bir başkanın, başkan yardımcılığı üzerinden tekrar göreve gelmesi mümkün değildir. Anayasa koyucu (The Framers), bu tür dolambaçlı yolları böyle bir sorun henüz ortaya çıkmamışken biraz da şans eseri kapatmıştır ve Başkanlık şartlarını taşımayan birinin, "bekleme odası" niteliğindeki Başkan Yardımcılığı koltuğuna oturmasını da yasaklamıştır.

Amerikan Yüksek Mahkemesi'nin (Supreme Court) olası bir uyuşmazlıkta, anayasanın sadece lafzına değil, ruhuna ve 12. maddenin getirdiği bu kesin engele bakarak adaylığı reddetmesi en güçlü ihtimaldir. Sistem, gücün tek bir kişide süresiz olarak toplanmasını engellemek üzerine kurulmuştur.

Anayasal Zorlama Nedir?