Askerlikte İşitme Kaybı ve Vazife Malullüğü

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel | Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

16 Ocak 2026 Okuma Süresi 3 dakika

Askerlikte İşitme Kaybı ve Vazife Malullüğü: "İspatlayamadın" Denilerek Dava Reddedilebilir mi?

Vatan hizmeti sırasında sağlığını kaybeden birçok asker ve kamu görevlisi, vazife malulü (görevi nedeniyle sakatlanan) sayılmak için hukuki sürece başvurduğunda beklenmedik bir engelle karşılaşabiliyor: İspat yükü. Peki, bir vatandaşın tek başına tıbbi bir gerçeği, özellikle de yıllar süren operasyonların etkisini mahkemeye ispatlaması her zaman mümkün müdür?

Olayın Özeti: Sekiz Yıl Komando Olarak Görev Yapan Bir Uzman Çavuşun Hikayesi

Başvurucu, 1999 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Uzman Çavuş olarak göreve başlar. Bolu, Siirt ve Isparta gibi bölgelerde yaklaşık 8 yıl boyunca komando olarak görev yapar, operasyonlara katılır. Göreve başladığında hiçbir sağlık sorunu yoktur. Ancak zamanla iki taraflı işitme kaybı ve bel fıtığı teşhisleri konulur.

Sağlık sebebiyle sözleşmesi feshedilen başvurucuya "adi malul" (meslekle ilgisi olmayan sağlık sorunu) aylığı bağlanır. Ancak başvurucu, işitme kaybının katıldığı operasyonlarda kullanılan ağır silahların ve patlamaların etkisiyle oluştuğunu belirterek SGK’ya başvurur.

Yerel Mahkemenin Yaklaşımı: "Belgen Var mı?"

SGK talebi reddedince konu yargıya taşınır. Başvurucu mahkemeden, rahatsızlığının görevinden kaynaklandığının tespiti için bilirkişi incelemesi ve hastane sevki talep eder. Ancak İdare Mahkemesi ve İstinaf Mahkemesi şu gerekçeyle davayı reddeder:

"Hastalığın askerlik görevinin etkisiyle ortaya çıktığını kanıtlayacak hukuken geçerli bir belge veya sağlık raporu sunamadınız."

Bu yaklaşım, teknik bir konuda vatandaşa "Kendi delilini kendin getir, getiremiyorsan davayı kaybedersin" yükünü yüklemiştir.

Anayasa Mahkemesi Neden "İhlal" Dedi?

Anayasa Mahkemesi, bu yaklaşımı Adil Yargılanma Hakkı çerçevesinde, özellikle de silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönünden inceledi. Kararın gerekçesinde öne çıkan noktalar şunlardır:

  • Vatandaşın Gücü Her Şeye Yetmez: İşitme kaybının görevden kaynaklanıp kaynaklanmadığını tespit etmek tıbbi bir uzmanlık işidir. Vatandaşın kendi imkanlarıyla bu illiyet bağını kuran bir rapor alması zordur.
  • Mahkemenin Araştırma Yükümlülüğü: Mahkemenin görevi, sadece sunulan belgelere bakmak değil; maddi gerçeğe ulaşmak için gerekli bilirkişi incelemesini yaptırmaktır.
  • Adaletsiz Yarış: İdare, elindeki tüm tıbbi kurullar ve arşivlerle güçlü durumdayken; vatandaşın bu teknik iddiayı tek başına ispatlamasını beklemek, taraflar arasındaki dengeyi bozar.

Sonuç: Hak Arama Hürriyeti Önündeki Engeller Kaldırılmalıdır

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun usule ilişkin imkanlardan mahrum bırakıldığına ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir. Eğer siz de meslek hastalığı veya idarenin sorumluluğunda olan bir olay nedeniyle sağlığınızı kaybettiğinizi düşünüyorsanız, mahkemenin "delil sunamadın" diyerek araştırmadan davayı reddetmesi bir hak ihlali teşkil edebilir.

Osman Gemli Başvurusu