Avukatın Varsa Paran Vardır Diyerek Adli Yardım Reddedilemez
Dava açmak veya aleyhinize açılan bir davada kendinizi savunmak anayasal bir haktır. Ancak yargılama harçları ve giderleri, günümüz ekonomik koşullarında adalete erişimin önünde ciddi bir engele dönüşebilmektedir. Pek çok vatandaşımız, haklı olduğuna inandığı davasını "masrafları ödeyememe" korkusuyla açamamakta ya da yarıda bırakmaktadır. Hukukumuzda bu durum için "Adli Yardım" mekanizması getirilmiş olsa da, mahkemelerin bu talepleri değerlendirirken sergilediği katı tutum, mağduriyetleri artırmaktadır. Özellikle, kişinin bir avukatı olması veya üzerinde ekonomik değeri düşük de olsa bir taşınmaz (tarla, bağ, bahçe vb.) bulunması, mahkemelerce "ödeme gücü var" şeklinde yorumlanarak taleplerin otomatik olarak reddedilmesine neden olmaktadır. Anayasa Mahkemesi, 4/12/2025 tarihli güncel kararında bu hatalı uygulamaya "dur" diyerek, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Mahkemelerin adli yardım taleplerini reddederken en sık başvurduğu gerekçelerden biri, kişinin kendini özel bir vekille (avukatla) temsil ettirmesidir. Yerel mahkemeler, "Avukat tutabildiğine göre yargılama giderlerini de ödeyebilir" varsayımıyla hareket etmektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi, bu toptancı yaklaşımın vatandaşın gerçek mali durumunu görmezden geldiğini belirtmiştir. Mahkeme, avukatla temsil edilmenin tek başına zenginlik göstergesi olamayacağını şu çarpıcı ifadelerle vurgulamıştır: Bir diğer önemli sorun, vatandaşın üzerinde kayıtlı görünen ancak kolayca paraya çevrilemeyen veya ailenin geçimi için zorunlu olan taşınmazlardır. İncelenen olayda, başvuruculardan birinin üzerinde çok sayıda (17 adet) tarla ve ahır kaydı bulunması nedeniyle adli yardım talebi reddedilmiştir. Ancak mahkeme, bu kişinin cezaevinde olduğunu ve bu taşınmazların ailenin geçimi için kritik olup olmadığını araştırmamıştır. Yüksek Mahkeme, tapu kayıtlarına bakılarak yapılan bu "kategorik" reddin, hakkaniyete aykırı olduğunu şu şekilde ifade etmiştir: Bu karar ışığında, adli yardım taleplerinde vatandaşların dikkat etmesi ve mahkemelerin gözetmesi gereken hususlar şunlardır: Anayasa Mahkemesi, başvurucuların "Mahkemeye Erişim Hakkı"nın ihlal edildiğine karar vermiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiştir. Bu karar, dava harçlarını ödeme gücü olmayan ancak avukatı veya satılamayan taşınmazı olduğu için adli yardımdan mahrum bırakılan vatandaşlarımız için yol gösterici niteliktedir.Avukatınızın Olması veya Tapuda Arazinizin Görünmesi Adli Yardım Almanıza Engel Değildir
"Avukat Tutanın Parası Vardır" Yaklaşımı Hatalıdır
"Başvurucuların bir avukatla temsil edilmiş olmaları adli yardım talebinin reddi için tek başına yeterli bir gerekçe olamaz. Bu şekildeki kategorik yaklaşım ilgililerin gerçek mali durumlarının hesaba katılmasını önlemektedir. Başvurucuların sırf avukat tutmalarından hareketle -avukata ücret ödediklerine dair bir tespit de yapılmadan- mali güçlerinin yargılama giderlerini karşılayacak düzeyde olduğu sonucu çıkarılamaz."
Tapuda Kayıtlı Taşınmaz, Nakit Gücünüz Olduğu Anlamına Gelmez
"Mahkeme, başvurucunun taşınmazları üzerinde tasarruf ehliyetinin kısıtlanıp kısıtlanmadığı hususunda bir araştırma yapmamış, başvurucuların adli yardımdan faydalanmasına engel olacak şekilde katı ve kategorik bir yorum yapmıştır. Bu şekildeki kategorik yaklaşım adli yardım kararı verilmesinde ilgililerin gerçek mali durumlarının dikkate alınmasını önlemektedir."
Sonuç ve Değerlendirme