Tutanak Tek Başına Delil Sayılamaz: AYM'den Kamera Kaydı Kararı

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel | Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

21 Ocak 2026 Okuma Süresi 4 dakika

Sadece Resmi Tutanakla Ceza Verilemez: Delilleriniz İncelenmek Zorundadır

Ceza infaz kurumlarında veya diğer idari süreçlerde, vatandaşların en sık karşılaştığı sorunlardan biri, olayın sadece memurların tuttuğu tutanaklara göre karara bağlanmasıdır. Vatandaş, "Olay tutanakta yazıldığı gibi olmadı, kamera kayıtlarına bakın" dese de, bazen idare veya mahkemeler "Memur yalan söylemez" yaklaşımıyla hareket edebilmektedir.

Ancak Anayasa Mahkemesi (AYM), 5 Kasım 2025 tarihli yeni kararında bu yaklaşıma dur demiştir. Karar, savunma delillerinin (kamera kaydı ve tanık) toplanmadan hüküm kurulmasının, Anayasa ile güvence altına alınan hakların ihlali olduğunu tescillemiştir.

Olayın Geçmişi: "Kamera Var Ama Bakılmadı"

Başvurucu, ceza infaz kurumuna girişi sırasında memurlarla bir tartışma yaşamıştır. Kurum görevlileri, başvurucunun kendilerine saldırdığını belirten bir tutanak tutmuş ve buna dayanarak başvurucuya "3 gün hücreye koyma" disiplin cezası verilmiştir. Başvurucu ise tam tersini, asıl kendisine hakaret edildiğini ve saldırıldığını iddia etmiştir.

Konu İnfaz Hâkimliğine taşındığında başvurucu iki kritik talepte bulunmuştur:

  • Olayı gören bir hükümlünün (Tanık) dinlenmesi,
  • Olay yerini gören güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi.

Mahkeme önce bu delillerin toplanmasına karar vermiş, ancak sonrasında tanık tahliye olduğu gerekçesiyle dinlemekten vazgeçmiş, kamera görüntüleri dosyaya gelse de çözümlemesini yapmadan (izleyip raporlamadan) karar vermiştir. Sonuç olarak Mahkeme; "Tutanaklar ayrıntılı ve tutarlı, memurların yalan söylemesi için sebep yok" diyerek başvurucunun itirazını reddetmiştir.

Anayasa Mahkemesi'nin Değerlendirmesi

Bireysel başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, hukuk devleti ilkesinin en önemli unsurlarından biri olan "Silahların Eşitliği" (tarafların mahkeme önünde eşit imkanlara sahip olması) ilkesine dikkat çekmiştir.

Yüksek Mahkeme'ye göre; devletin elindeki güce karşı vatandaşın kendini savunabilmesi için, gösterdiği delillerin toplanması ve tartışılması şarttır.

"İnfaz Hâkimliği sadece Kurum tarafından tutulan tutanağa itibar ederek başvurucunun savunmasına dayanak olarak gösterdiği delilleri değerlendirmemiş ve böylece başvurucu zayıf konuma düşürülmüştür. İnfaz Hâkimliğince celbedilen kamera görüntülerinin çözümlerinin yaptırılması, aynı zamanda başvurucu tarafından belirtilen tanığın dinlenerek sonuca ulaşılması gerekmektedir."

(AYM, Başvuru No: 2021/54019, Para. 17)

Hukuki Sonuç ve Önemli Çıkarımlar

Anayasa Mahkemesi, bu olayda vatandaşın Adil Yargılanma Hakkı kapsamındaki "silahların eşitliği" ve "çelişmeli yargılama" ilkelerinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Sonuç olarak:

  • Başvurucuya 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine,
  • İhlalin giderilmesi ve delillerin incelenmesi için yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmiştir.

Bu karar, disiplin soruşturmaları veya idari yaptırımlarla karşılaşan vatandaşlar için şu anlama gelmektedir: Hakkınızda tutulan tutanak ne kadar "resmi" olursa olsun, aksini ispatlayacak kamera kaydı, tanık veya belge sunma hakkınız vardır. Yargı mercileri, "Tutanak esastır" diyerek sizin delillerinizi görmezden gelemez.

Bu tür süreçlerde delillerin zamanında ve usulüne uygun talep edilmesi, hak kaybı yaşanmaması adına hayati önem taşımaktadır.

Necip Başkonak Başvurusu