6 MAYIS 2026

Gerekçeli Karar Hakkı ve İdari İşlemlerde Şahsiliğin Denetimi

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel
Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

Maddi Olayın Özeti

Başvurucu Ortadoğu ASG Sağlık Sanayi ve Ticaret A.Ş., bünyesinde faaliyet gösteren Özel ASG Tıp Merkezi'nde istihdam edilmek üzere işbaşı eğitim programından yararlanma talebiyle Türkiye İş Kurumu’na (İŞKUR) başvuruda bulunmuştur. Ancak bu talep, şirketin kurucu ortaklarının bir diğer şirketi olan BOSET A.Ş. hakkında yürütülen programların daha önce iptal edilmiş olması ve bu husustaki yargı sürecinin devam etmesi gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. Başvurucu şirket, bu idari işlemin iptali talebiyle Ankara 14. İdare Mahkemesi nezdinde dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, yaptığı ara kararlarla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet Müdürlüğü’nden şirketin ortakları hakkında bilgi ve belge talep etmiştir. Gelen resmi yazılarda, ortaklardan üçü hakkında terör suçları kapsamında yürütülen soruşturmalarda takipsizlik kararı verildiği, diğer ortaklar hakkında ise herhangi bir soruşturmanın bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkeme, cezaların şahsiliği ilkesini de gözeterek, başvurucu şirketin programdan yararlanmasına engel somut bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve işlemin iptaline karar vermiştir.

Davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak davanın reddine hükmetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, kararının gerekçesinde, tarafları benzer nitelikte olan başka bir dava dosyasındaki (BOSET A.Ş. davası) reddeden mahkeme kararındaki ifadelere atıfta bulunmuştur. Söz konusu kararda, şirketin bazı ortakları hakkında geçmişte soruşturmalar bulunduğu ve bunun idareye haklı gerekçe teşkil ettiği belirtilmiştir. Başvurucu şirket ise kendi tüzel kişiliği ile ortaklarının kişiliğinin karıştırıldığını, kesinleşmiş takipsizlik kararlarına rağmen davanın reddedilmesinin adil yargılanma hakkını, gerekçeli karar hakkını ve masumiyet karinesini ihlal ettiğini belirterek Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştur.

Anayasa Mahkemesinin Hukuki Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iddialarını Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının alt unsurlarından biri olan gerekçeli karar hakkı kapsamında incelemiştir. Gerekçeli karar hakkı, tarafların yargılama sürecinde ileri sürdükleri, davanın sonucuna doğrudan etkili olan iddia ve savunmaların mahkemelerce titizlikle tartışılmasını ve kararda bu hususlara delillerle bağ kurularak yanıt verilmesini zorunlu kılar. Kanun yolu mercilerinin, ilk derece mahkemesinin ulaştığı hukuki sonuçları denetlerken dosyaya sunulan delilleri bağımsız bir şekilde değerlendirmesi ve esaslı iddiaları karşılaması anayasal bir gerekliliktir.

Somut olayda, Ankara 14. İdare Mahkemesi resmi kurumlardan gelen kesin verilerle ortaklar hakkında devam eden bir soruşturma olmadığını, geçmişteki soruşturmaların takipsizlikle neticelendiğini somut olarak saptamıştır. Buna karşın Bölge İdare Mahkemesi, eldeki dosyanın kendine özgü maddi gerçekliğini, delillerini ve ilk derece mahkemesinin ayrıntılı tespitlerini tamamen göz ardı etmiştir. İstinaf mercii, mevcut uyuşmazlığı çözüme kavuştururken bağımsız bir hukuki gerekçe inşa etmek yerine, başka bir mahkemenin verdiği karardaki gerekçeyi esas almıştır.

AYM, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin dosyadaki tespitlere göre verdiği kararın gerekçesini neden kabul etmediğine dair ilgili ve yeterli bir gerekçe ortaya koyamadığını vurgulamıştır Yargılama makamlarının, tarafların davanın esasına yönelik önemli argümanlarını yanıtsız bırakması adil yargılanma hakkının ruhuyla bağdaşmaz. Ortaklar hakkında meydana gelebilecek öngörülemez vakıaların, kesinleşmiş yargısal tespitler karşısında üstün tutularak şirketin medeni haklarını kısıtlayacak şekilde yorumlanması kabul edilemez.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun uyuşmazlığın esasına ilişkin temel itirazlarının kanun yolu merciinde ilgili ve yeterli bir gerekçeyle karşılanmadığı saptanarak Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Mahkeme, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesine iletilmek üzere Ankara 14. İdare Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.

ORTADOĞU ASG SAĞLIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. Başvurusu