16 Haziran 2026

Haksız Çalışma İzni İptali ve Geçmişe Etkili Maddi-Manevi Tazminat

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel
Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

Maddi Olayın Özeti

Başvurucu, özel bir eğitim kurumunda öğretmen olarak görev yapmakta iken, ilgili kurumun 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) uyarınca kapatılması gerekçe gösterilerek öğretmenlik çalışma izni idare tarafından iptal edilmiştir. Başvurucu tarafından bu idari işlemin iptali talebiyle açılan davada, idare mahkemesi başvurucunun kapatılan kurumda işlem tarihinde fiilen çalışmadığını tespit ederek iptal işlemini hukuka aykırı bulmuş ve iptal etmiştir. İptal kararı neticesinde başvurucuya çalışma izni yaklaşık üç yıl sonra yeniden iade edilmiştir.

Çalışma izninin hukuka aykırı şekilde elinden alınması nedeniyle bu üç yıllık süre zarfında mesleğini fiilen icra edemeyen başvurucu, maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek tam yargı davası açmıştır. Davaya bakan derece mahkemesi, idari işlemin hukuka aykırılığını bir hizmet kusuru olarak kabul etmekle birlikte, başvurucunun bu süreçte mahrum kaldığı gelirin kesin ve miktarı belirlenebilir bir zarar teşkil etmediğini, "muhtemel zarar" niteliğinde olduğunu gerekçe göstererek maddi tazminat talebini reddetmiştir. Mahkeme, manevi tazminat olarak ise başvurucu lehine yalnızca 5.000 TL tutarında bir miktara hükmetmiştir. Başvurucu, mülkiyet hakkı ile özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

Anayasa Mahkemesinin Hukuki Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi öncelikle mülkiyet hakkı bağlamında bir inceleme gerçekleştirmiştir. Mahkeme, öğretmenlik çalışma izninin başvurucu yönünden ekonomik bir değer ifade ettiğini ve bu değerin Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı kapsamında yer aldığını tereddütsüz kabul etmiştir. İdari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesinin hukuki sonuçlarına değinen Mahkeme, iptal kararlarının geriye etkili olarak idari işlemi hiç tesis edilmemiş saydıracağı ilkesini hatırlatmıştır.

AYM, müdahalenin ölçülülüğü kapsamında yaptığı denetimde, başvurucunun çalışma izni iptal edilmeden önceki ve iade edildikten sonraki iş sözleşmelerini sunarak uğradığı gelir kaybını somut verilerle ispatladığına dikkat çekmiştir. Derece mahkemelerinin bu somut kayıpları "muhtemel zarar" olarak niteleyerek tamamen görmezden gelmesini eleştiren Mahkeme, bu yorumun başvurucu açısından şahsi ve orantısız bir külfet doğurduğunu, kamu yararı ile bireysel mülkiyet hakkı arasındaki adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğunu saptamıştır. Dolayısıyla müdahalenin ölçüsüz olduğu ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği sonucuna varılmıştır.

İkinci olarak, başvurucunun mesleki faaliyette bulunamama nedeniyle uğradığı sosyal, profesyonel ve ruhsal kayıplar Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkı kapsamında ele alınmıştır. Devletin pozitif yükümlülüğü, ihlalin sonuçlarını gerçek anlamda giderecek etkili idari ve yargısal mekanizmaların işletilmesini ve yeterli gerekçelerin sunulmasını gerektirir. AYM, derece mahkemelerinin hizmet kusurunu ve manevi zararı açıkça tespit etmiş olmasına rağmen, hükmedilen 5.000 TL manevi tazminatın uğranılan zararın gerçek boyutu karşısında son derece yetersiz kaldığını vurgulamıştır. Bu sembolik tutarın, başvurucunun mağduriyetini gidermekten ve etkili bir telafi sağlamaktan uzak olduğu, bu doğrultuda devletin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediği için özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği belirtilmiştir.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçeler neticesinde başvurucunun hem mülkiyet hakkının hem de özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. İlhalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla, kararın bir örneği mülkiyet hakkı ile özel hayata saygı hakkı yönünden yeniden yargılama yapılmak ve hak edilen tazminat tutarlarının adil denge gözetilerek yeniden belirlenmesi amacıyla ilgili Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiştir.

ABDÜLHAKİM ALPEREN SARI BAŞVURUSU