İdarenin Mahkemeye Sunduğu Gizli Belgenin Başvurucuya İncelttirilmemesi
Maddi Olayın Özeti
Emniyet Müdürlüğü bünyesinde komiser yardımcısı rütbesiyle görev ifa eden başvurucu, rütbe terfi sınavında başarılı olmasına karşın, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek ve Merkez Değerlendirme Kurulu tarafından alınan 25 Mayıs 2018 tarihli kararla liyakat değerlendirmesi neticesinde terfi ettirilmemiştir. Başvurucu, tesis edilen bu idari işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla idare aleyhine iptal davası ikame etmiştir. Davalı idare, savunma dilekçesinde tesis edilen işlemin ilgili mevzuat ve liyakat ilkelerine dayandığını beyan etmiş; bununla birlikte personel hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile ilgili istihbari bilgilerin kayıt altına alındığını, başvurucu hakkında bilgi olup olmadığının ayrıca mahkemeye sunulacağını ifade etmiştir.
Yargılama sürecinin ilerleyen safhasında idare tarafından mahkemeye, 12 Eylül 2018 tarihli belge ekinde kapalı zarf içerisinde gizli ibareli bir bilgi notu tevdi edilmiştir. Başvurucu ve müdafii, idari yargılama safahatında üç farklı tarihte mahkemeye müracaat ederek dava dosyasının tamamının ve sunulan belgelerin bir örneğinin tarafına verilmesini talep etmiştir. Ancak bu talepler, belgenin kapalı zarf içerisinde ve gizli ibareli olması gerekçe gösterilerek mahkemece karşılanmamıştır. İlk derece mahkemesi sıfatıyla davayı inceleyen Antalya 1. İdare Mahkemesi, başvurucunun geçmiş sicilinin olumlu olması, sınav sonucunun başarılı olması ve hakkında yürütülen herhangi bir disiplin soruşturmasının bulunmamasını dikkate alarak davanın kabulüne ve işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkemenin iptal gerekçesinde, idarenin kapalı zarf içinde sunduğu gizli ibareli belgede yer alan soyut bilgilerin, başvurucunun söz konusu örgütle irtibat veya iltisakını somut, şüpheden uzak bir biçimde ortaya koyamadığı açıkça vurgulanmıştır.
Buna mukabil, davalı idarenin anılan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararını oyçokluğuyla ve kesin nitelikte olmak üzere kaldırmış, davayı reddetmiştir. İstinaf merciinin bozma kararının gerekçesinde, idarenin mahkemeye sunduğu gizli belgede başvurucu hakkında "CB" ibareli kodun kullanıldığı belirtilmiştir. Söz konusu kodun, sohbet arkadaşları ile kısmen irtibatını devam ettiren ancak örgütten tamamen kopmuş, sosyal faaliyetlere gelebilen, sivil abi ile tanışması sakıncalı görülen, yine de kazanılması için çaba sarf edilen kişiyi ifade ettiği değerlendirilerek, idarenin terfi ettirmeme işlemi hukuka uygun bulunmuştur. Başvurucu, aleyhine hüküm kurulmasına dayanak teşkil eden bu gizli belgenin içeriğini tam olarak öğrenemediği, belgedeki iddialara karşı argüman sunamadığı ve nihayetinde savunma hakkının esastan engellendiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
Anayasa Mahkemesinin Hukuki Değerlendirmesi
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iddialarını Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri çerçevesinde ele almış ve derinlemesine incelemiştir. Çelişmeli yargılama ilkesi, yargılamanın taraflarına dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgelere ulaşma, bu delilleri detaylıca inceleme ve aleyhe olan hususlara karşı iddia ve itirazlarını etkin bir biçimde ileri sürme imkânının mutlak surette tanınmasını zorunlu kılar. Silahların eşitliği ilkesi ise, mahkeme önünde taraflar arasında adil bir dengenin kurulmasını gerektirir ve taraflardan birinin usuli haklar bakımından diğerine nazaran ciddi şekilde dezavantajlı bir duruma düşürülmesini kesinlikle yasaklar.
Mahkeme, somut olayın hukuki analizini yaparken yerleşik içtihatları olan Rıdvan Batur ve Bünyamin Uçar kararlarına özel olarak atıf yapmıştır. İdari mercilerce gerçekleştirilen güvenlik soruşturması veya istihbari araştırmalar neticesinde elde edilen bilgilerin hangi somut delillere dayandığının gizlenmesi, başvurucunun aleyhine kullanılabilecek niteliktedir. Mahkemeye sunulan belgelerin içeriğinin ve iddiaların kaynağının başvurucu tarafından bilinmemesi, yargılamanın sonucunu belirleyen temel belgelere karşı tarafın etkin bir itirazda bulunma kapasitesini doğrudan ortadan kaldırmaktadır.
Somut olayda başvurucuya, hakkındaki iddiaları doğuran bilgi ve belgeleri inceleme fırsatı hiçbir aşamada verilmemiştir. İdarenin dosyaya sunduğu gizli nitelikteki bilgi notları, başka şahısların güvenliğinin korunması veya idarenin meşru istihbarat metotlarının gizli tutulması gibi haklı ve üstün bir hukuki argüman mahkemece açıkça ortaya konulmaksızın başvurucunun erişimine kapatılmıştır. Bu usuli eksiklik, başvurucunun aleyhine olan delilleri çürütme hakkını ihlal etmiştir. Mahkeme bu durumu şu şekilde ifade etmiştir:
"Söz konusu olayda da yargılama süreci bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde İdarenin Mahkemeye güvenlik soruşturması neticesinde elde edilen ve başvurucuya ilişkin bilgiler içeren gizli belge sunduğu, başvurucuya bu belgelerin verilmediği ve başvurucunun içeriğini tam olarak öğrenerek savunma yapmasının sağlandığına dair bir verinin mevcut olmadığı görülmüştür."
Kararın temel dayanakları şunlardır:
- Çelişmeli Yargılama Hakkının Özüne Dokunulması: Başvurucuya istinaf aşamasında hükme esas alınan gizli ibareli belgelere yönelik yorumda veya itirazda bulunma konusunda etkin ve pratik imkânların usulüne uygun şekilde sağlanmaması, adil ve objektif bir yargılamanın gerçekleşmesini yapısal olarak engellemiştir.
- Silahların Eşitliği İlkesinin Zedelenmesi: İdarenin sunduğu ve yargılamanın kaderini belirleyen istihbari belgenin derece mahkemesince karara mutlak esas alınması, ancak yargılamanın diğer tarafı olan başvurucudan saklanması, idare ile vatandaş arasındaki usuli dengeyi ağır biçimde bozmuştur.
Sonuç
Anayasa Mahkemesi, açıklanan bu temel gerekçeler ışığında Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine kesin olarak karar vermiş; tespit edilen anayasal hak ihlalinin ağır sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili derece mahkemelerine gönderilmesine hükmetmiştir.