İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma
Maddi Olayın Özeti
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan iki ortaklı bir limited şirkette, ortaklardan birinin haklı sebeplerle şirketten çıkarılması talebiyle dava açılmıştır. Yerel mahkeme, davanın temelini oluşturan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 616. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendi ile 621. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak iptal başvurusu yapmıştır. Başvuru gerekçesinde, iki ortaklı limited şirketlerde mevcut yasal nisapların sağlanmasının imkânsızlığı nedeniyle ortağın çıkarılması yolunun fiilen kapandığı, bu durumun hak arama hürriyeti ve teşebbüs özgürlüğü ile bağdaşmadığı ileri sürülmüştür.
Anayasa Mahkemesinin Hukuki Değerlendirmesi
Anayasa Mahkemesi, incelemesini davanın niteliği gereği "iki ortaklı limited şirketler" ile sınırlı tutmuştur. Mevcut yasal düzenlemede, bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması kararı, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmakta ve bu karar için "temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun" bir arada bulunması şartı aranmaktadır.
Mahkeme, iki ortaklı şirketlerde ortaklardan birinin salt çoğunluğa sahip olmaması veya payların eşit olması durumunda, çıkarılması istenen ortağın karara katılması nedeniyle bu nisabın sağlanmasının hukuken ve fiilen imkânsız olduğunu tespit etmiştir. Bu durum, şirketin faaliyetlerini engelleyen veya haklı çıkarma sebebi oluşturan ortağın şirketle bağının kesilmesini engellemektedir. Mahkeme, teşebbüs özgürlüğü bağlamında devletin, ortakların birbirlerine karşı korunmasını sağlayacak mekanizmaları oluşturma yükümlülüğü (pozitif yükümlülük) altında olduğunu vurgulamıştır.
"İki ortaklı limited şirketlerde şirketin faaliyetine devam etmesini engelleyen ortağın şirketten çıkarılması için diğer ortağa doğrudan ya da genel kurul vasıtasıyla talepte bulunma imkânının tanınmaması... etkili başvuru mekanizması sağlama yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır."
Mahkeme ayrıca, TTK’nın 636. maddesinde düzenlenen "şirketin feshi" imkânının, ortağın çıkarılmasına tam bir alternatif oluşturmadığına dikkat çekmiştir. Fesih davasında takdirin tamamen hakime ait olması ve davanın sonucunda haklı nedenleri olan davacı ortağın bile şirketten çıkarılması riskiyle karşılaşabilmesi, teşebbüsün devamlılığı ilkesine aykırı bulunmuştur. Kararda, azınlık haklarını koruyan mekanizmaların varlığının, doğrudan çıkarma talebinde bulunma hakkının yerini tutamayacağı belirtilmiştir.
Kararın Temel Dayanakları
- Teşebbüs Özgürlüğü (Md. 48): Devletin, ticari teşebbüslerin ortakların uyumsuz fiillerine karşı korunmasını sağlayacak etkin bir çıkarma mekanizması sunma zorunluluğu.
- Etkili Başvuru Hakkı (Md. 40): Haklı nedenlerin varlığına rağmen, yasal nisap engeli nedeniyle yargısal yollara erişimin imkânsız hale getirilmesinin hak ihlali oluşturması.
Sonuç
Anayasa Mahkemesi, itiraz konusu kuralların "iki ortaklı limited şirketler" yönünden Anayasa’nın 40. ve 48. maddelerine aykırı olduğuna ve İPTALİNE oyçokluğuyla karar vermiştir. Karar, limited şirketlerdeki kilitlenme (deadlock) sorunlarının çözümünde yargısal yolun önündeki usuli engelleri kaldırarak teşebbüsün devamlılığını güvence altına almıştır. Bu iptal kararıyla birlikte, iki ortaklı şirketlerde genel kurul nisabı aranmaksızın haklı nedenle ortağın çıkarılması davası açılabilmesinin önü açılmıştır.