Dava Sırasında Miktarı Artırmayı Unutan İşçi Hakkını Kaybeder mi?

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel | Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

11 Şubat 2026 Okuma Süresi 3 dakika

Eksik Kalan İşçilik Alacakları ve Ek Dava Engeli

İş hayatında hak edilen ücretlerin tahsili için açılan davalarda, bazen teknik hatalar veya unutkanlıklar vatandaşın mağduriyetine yol açabilmektedir. Özellikle dava açılırken düşük gösterilen miktarın sonradan artırılması (ıslah) unutulduğunda, mahkemeler genellikle sadece talep edilen cüzi miktar üzerinden karar vermektedir. Peki, vatandaşın emeğinin karşılığı olan asıl büyük meblağ ne olacaktır? Bu bakiye alacak için ikinci bir dava açıldığında "daha önce dava açtın, tekrar açamazsın" (derdestlik) engeliyle karşılaşılması hukuka uygun mudur?

Usul Kurallarının Hak Aramayı Zorlaştırması

İncelememize konu olayda başvurucu, fazla mesai alacağı için sembolik olarak 100 TL'lik bir dava açmış, bilirkişi alacağı yaklaşık 15.000 TL olarak hesaplamasına rağmen, avukatı sehven artırım (ıslah) yapmayı unutmuştur. Mahkeme zorunlu olarak sadece 100 TL'ye hükmetmiştir. Başvurucu kalan 15.000 TL için yeni bir dava (ek dava) açtığında ise karşısına derdestlik ve kesin hüküm engeli çıkarılmıştır.

Yerel mahkemeler, ilk davanın varlığını gerekçe göstererek ikinci davanın görülemeyeceğini belirtmiş olsa da, Anayasa Mahkemesi bu katı yorumu mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir. Yüksek Mahkeme, bu durumu kararında şöyle gerekçelendirmiştir:

"Derdestliğin en önemli şartlarından biri daha önce açılan davanın hâlen görülmekte olmasıdır. Ancak somut olayda daha önce açılan davanın şeklî anlamda kesinleşmesinden sonra bireysel başvuruya konu davanın açıldığı, dolayısıyla sonradan açılan dava için derdestlik durumunun söz konusu olmadığı anlaşılmıştır."

Burada Anayasa Mahkemesi, usul hukuku kavramlarının vatandaşın aleyhine genişletilerek yorumlanmasını eleştirmektedir. Mahkeme, kesin hüküm kavramının da yanlış uygulandığına dikkat çekmiştir:

"Şekli anlamda kesinleşmiş olan Kayseri 6. İş Mahkemesinin kararının hüküm fıkrasında 100 TL fazla çalışma ücretine hükmedilmiştir. Bireysel başvuruya konu davanın talep sonucunda ise 15.000 TL fazla çalışma ücreti talep edilmiş olup ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucu aynı değildir."

Vatandaş İçin Kararın Anlamı ve Sonuç

Bu karar, usul hataları nedeniyle hak kaybına uğrama riski taşıyan çalışanlar için hayati bir güvence oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi özetle şunları vurgulamıştır:

  • Dava Bitmişse Derdestlik Olmaz: İlk dava karara bağlanıp bittiyse, aynı konuda olsa bile ikinci dava için "bu dava zaten görülüyor" (derdestlik) denilemez.
  • Talep Edilmeyen Kısım İçin Kesin Hüküm Oluşmaz: İlk davada sadece 100 TL istenmiş ve hüküm buna göre kurulmuşsa, istenmeyen (saklı tutulan) 15.000 TL hakkında bir karar verilmemiştir. Dolayısıyla bu kısım için "kesin hüküm var" denilerek dava reddedilemez.

Sonuç olarak; mahkemelerin usul kurallarını uygularken şekilci bir yaklaşımla hak arama yollarını kapatmaması gerekmektedir. İncelemeye konu olayda Anayasa Mahkemesi, başvurucuya 30.000 TL tazminat ödenmesine ve asıl alacağın tahsili için yargılamanın yenilenmesine karar vermiştir.

Mustafa Yıldırım Başvurusu