Komşu Şiddetine Karşı 6284 Koruma Kararı Alınabilir Mi?

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel | Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

15 Ocak 2026 Okuma Süresi 3 dakika

Koruma Kararı İçin "Aile" Olmak Şart Değil: Mahkeme "Bu Komşu Kavgası" Diyerek Tedbiri Kaldıramaz

Kamuoyunda genellikle sadece "aile içi şiddet" veya "eş şiddeti" durumlarında uygulanan bir düzenleme gibi algılanan 6284 sayılı Kanun; esasında şiddetin kaynağına değil, mağdurun korunmasına odaklanır. Şiddet; sadece ev içinde değil; iş yerinde, sokakta veya komşuluk ilişkilerinde de karşımıza çıkabilir.

Anayasa Mahkemesi’nin yakın tarihli bir kararı, şiddet uygulayan kişi ile aranızda sadece "komşuluk" veya husumet olmasının, sizin koruma (uzaklaştırma) kararı almanıza engel teşkil etmeyeceğini net bir şekilde ortaya koymuştur.

Şiddet "Komşudan" Gelirse Ne Olur?

Başvuruya konu olayda; bir kadın vatandaşımız, işlettiği dükkanın yan tarafındaki komşusunun babası (A.B.) tarafından cinsel saldırıya (sarkıntılık) maruz kalmış ve açılan ceza davasında fail hapis cezası almıştır.

Ancak tehlike sona ermemiştir. Fail cezaevinden çıktıktan sonra, bu kez oğullarıyla birlikte kadına ve eşine yönelik tehdit ve hakaretlere başlamış, hatta fiziksel şiddet uygulamıştır. Mağdur, elindeki video kayıtlarıyla mahkemeye başvurarak 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talep etmiştir.

Yerel Mahkemenin Hatalı Yaklaşımı: "Bu Bir Komşuluk Kavgasıdır"

İlk derece mahkemesi kadını haklı bularak 6 ay süreyle koruma kararı vermiştir. Ancak karşı tarafın itirazı üzerine, bir üst mahkeme kanunu dar yorumlayarak şu gerekçeyle tedbiri kaldırmıştır:

"Taraflar arasındaki sorun hukuki ve cezai uyuşmazlık ile komşuluk ilişkisinden kaynaklanıyor. Bu durum 6284 sayılı Kanun (Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi) kapsamında değildir."

Özetle mahkeme; "Siz karı-koca değilsiniz, aranızdaki kavga da bir nevi husumet/komşu kavgası, bu yüzden bu kanunla koruma veremem" demiştir.

Anayasa Mahkemesi'nin Değerlendirmesi

Koruma kararı kaldırılan vatandaşımız, devletin kendisini korumadığını belirterek Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunmuştur. Yüksek Mahkeme, dosyayı inceleyerek vatandaşın "Maddi ve manevi varlığın korunması hakkının ihlal edildiğine" karar vermiştir.

AYM’nin gerekçeleri, benzer durumda olan ve "aile olmadığı için" koruma alamayan herkes için emsal niteliğindedir:

  • Kanunun Amacı Sadece Aileyi Korumak Değildir: 6284 sayılı Kanun, sadece aile bireylerini değil, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan tüm kadınları (ısrarlı takip mağdurlarını) korur.
  • Etiket Önemli Değil, Risk Önemlidir: Olayın adının "komşu kavgası" veya "alacak verecek meselesi" olması, ortada bir şiddet riski olduğu gerçeğini değiştirmez.
  • Risk Araştırılmalıydı: Mahkeme, koruma kararını kaldırırken kadının hala tehlike altında olup olmadığını araştırmamış, sunulan video delillerini incelememiştir. Failin daha önce "cinsel saldırıdan" ceza almış olması (sabıka kaydı) büyük bir risk göstergesiyken göz ardı edilmiştir.

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Anayasa Mahkemesi, yerel mahkemenin "komşuluk ilişkisi" diyerek koruma kararını kaldırmasını hukuka aykırı bulmuş, mağdura manevi tazminat ödenmesine ve dosyanın yeniden görülmesine hükmetmiştir.

Eğer bir şahıs tarafından tehdit ediliyor, fiziki veya psikolojik şiddete maruz kalıyorsanız; o kişiyle akrabalık bağınızın olmaması veya "komşu" olmanız, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talep etmenize engel değildir. Yargı mercileri, aradaki ilişkinin adına değil, mağdur üzerindeki şiddet riskine odaklanmak zorundadır.

A.A. Başvurusu