KVKK Alenileştirme Amacı ve Suçta ve Cezada Kanunilik
Maddi Olayın Özeti
Başvurucu şirket hakkında, bir şikâyetçinin adı, soyadı ve telefon numarası gibi iletişim bilgilerini rızası dışında işlediği ve ticari teklif aramalarında kullandığı gerekçesiyle Kişisel Verilerin Korunması Kurulu tarafından 6698 sayılı Kanun’un 12. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırılık iddiasıyla aynı Kanun’un 18. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca idari para cezası uygulanmıştır. Başvurucu şirket, uyuşmazlığa konu verileri şikâyetçinin kendi iradesiyle ve rızasıyla herkese açık şekilde paylaştığı "hizmetburada.com" isimli internet sitesinden elde ettiğini savunmuştur. Bu doğrultuda eylemin, Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen "ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması" istisnası kapsamında kaldığını ve açık rıza şartı aranmayacağı için hukuka aykırılık teşkil etmediğini ileri sürmüştür.
Buna karşılık Kişisel Verilerin Korunması Kurulu yaptırım kararında, şikâyetçinin verilerini herkesin erişimine açık bir platformda paylaşmış olmasının bu verilere mutlak bir serbestlik kazandırmayacağını, verilerin paylaşılma amacına aykırı şekilde ticari amaçlarla işlenmesinin veri güvenliğini ihlal ettiğini belirtmiştir. Kurul, bu değerlendirmeyi yaparken mevzuatta açıkça yer almayan ancak idari bir doküman olan Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na İlişkin Uygulama Rehberi'ndeki "alenileştirme amacı" kriterine dayanmıştır. Başvurucu, kanun metninde sınırları çizilmeyen bir kavrama dayanılarak ve kanun hükmünün öngörülemez şekilde geniş yorumlanması suretiyle cezalandırılmasının öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkelerini zedelediğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
Anayasa Mahkemesinin Hukuki Değerlendirmesi
Anayasa Mahkemesi, somut başvuruyu Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesi çerçevesinde incelemiştir. Kanunilik ilkesinin temel amacı, bireylerin hangi somut eylemlerinin yaptırıma bağlandığını önceden net bir şekilde bilmelerini sağlayarak devletin keyfî müdahalelerine karşı koruma kalkanı oluşturmaktır. Bu ilkenin ayrılmaz parçaları olan hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri, cezai yaptırım veya idari para cezası içeren normların sınırlarının doğrudan yasa koyucu tarafından açıkça belirlenmesini zorunlu kılar.
AYM incelemesinde, 6698 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerinde kişisel verilerin işlenme şartları ile alenileştirme istisnasının şeklî olarak düzenlendiği, ancak verilerin alenileşmesinin ne şekilde gerçekleşeceğine, alenileşme amacının kapsamına ve kişisel verilerin alenileştirme amacına aykırı kullanılmasının idari bir yaptırıma bağlanıp bağlanmadığına ilişkin kanunda hiçbir açık ve belirgin hükme yer verilmediğini saptamıştır. Mahkeme, idari cezaya dayanak kılınan "alenileştirme amacına aykırı kullanım" kriterinin kanun metninde bulunmadığını, yalnızca idari bir metin niteliğinde olan Uygulama Rehberi'nde açıklandığını vurgulamıştır.
Hukuk devletinde, idari otoritelerin rehber dokümanları veya genişletici yorumları vasıtasıyla yasal normların sınırlarının öngörülemez bir biçimde esnetilmesi, ceza hukukunun en temel güvencesi olan kıyas ve genişletici yorum yasağını ihlal eder. AYM, kamusal makamların cezalandırma yetkisini kullanırken sahip olduğu takdir alanının anayasal sınırlarını şu tespitlerle ortaya koymuştur:
- Yaptırımın Belirliliği: Kanun koyucu tarafından unsurları ve cezai sonucu açıkça tanımlanmamış bir fiilin, idari kurumların subjektif yorumlarıyla yaptırım kapsamına alınması hukuki güvenlik ilkesiyle bağdaşmaz.
- Veri Sorumlusu Sıfatının Gerekçesizliği: Kararda, belirli amaçla alenileştirildiği kabul edilen kişisel verilerle ilgili olarak başvurucu şirketin neden yasal olarak "veri sorumlusu" sıfatını haiz olduğunun somut yasal dayanaklarının ve verilerin ilk paylaşıldığı internet sitesinin sorumluluğunun idari makamlarca hiç tartışılmadığı saptanmıştır.
Sonuç
Anayasa Mahkemesi, yasal mevzuatta unsurları açıkça gösterilmeyen ve yaptırıma bağlanmayan bir fiilin, idari organların genişletici yorumuyla cezalandırılmasının Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Kararda varılan ihlal sonucu ve giderim türü dikkate alınarak, başvurucunun adil yargılanma ve mülkiyet haklarına ilişkin diğer şikâyetlerinin ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.