3 Haziran 2026

Mahpusların Çevrim İçi Sınav Hakkı

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel
Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

Maddi Olayın Özeti

Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan başvurucu, kayıtlı olduğu yükseköğretim kurumunun COVID-19 pandemisi süresince sınavları çevrim içi (online) yapma kararı alması üzerine, bu sınavlara kurumdaki bilgisayarlar vasıtasıyla katılma talebinde bulunmuştur. Ceza infaz kurumu müdürlüğü, başvurucunun öznel koşullarını ve kurumun teknik altyapısını somut olarak değerlendirmek yerine, uzaktan öğretim faaliyetlerinin yürütülemeyeceğine dair genel nitelikli bir ret kararı ihdas etmiştir. Başvurucunun bu karara karşı yaptığı şikayet infaz hâkimliği tarafından kabul edilmişse de, idarenin itirazı üzerine dosyayı inceleyen ağır ceza mahkemesi infaz hakimliği kararını kaldırarak şikayeti kesin olarak reddetmiştir.

Ağır ceza mahkemesi kararının gerekçesinde; çevrim içi sınavlara katılımın hükümlülerin kendi aralarındaki etkileşimi artırarak güvenlik riski doğurabileceği, salgın hastalık döneminde sağlık problemlerine yol açabileceği ve kurumun fiziki altyapı ile donanım yetersizliği nedeniyle bu talebin karşılanmasının mümkün olmadığı ileri sürülmüştür. Başvurucu, ceza infaz kurumunun genel geçer ifadelerle ve mevzuatta yer almayan gerekçelerle eğitim hakkını engellediğini, savunma haklarının kısıtlandığını belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

Anayasa Mahkemesinin Hukuki Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun şikayetlerini bir bütün olarak Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkı kapsamında değerlendirmiştir. Yüksek Mahkeme yerleşik içtihatlarına atıfla, gerek Anayasa'nın gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin devlete ceza infaz kurumlarında mahpuslara yükseköğretim imkanı sağlanması yönünde doğrudan pozitif bir yükümlülük yüklemediğini saptamıştır. Bununla birlikte, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve ilgili alt mevzuat ile idari genelgelerin, mahpusların topluma kazandırılması amacıyla eğitsel faaliyetleri teşvik ettiğini ve devlete kurum imkanları nispetinde bu hakları sağlama sorumluluğu yüklediğini hatırlatmıştır. Özellikle Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 7/10/2020 tarihli yazısında, pandemi dönemine özgü olarak uygun görülmesi halinde bilgisayar sınıflarında çevrim içi sınavlara katılımın mümkün kılındığı açıkça düzenlenmiştir.

AYM, idarenin mahpusların haklarını sınırlandırma konusunda sınırsız bir takdir yetkisine sahip olmadığını, cezaevinde bulunmanın kaçınılmaz sonuçları saklı kalmak kaydıyla, hakka yönelik müdahalelerin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması gerektiğini belirtmiştir. Bir müdahelenin demokratik toplumda gerekli kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması, amaca ulaşmada en hafif önlem niteliğinde olması ve orantılılık kriterini sağlaması zorunludur. Somut olayda ise ceza infaz kurumu ve ağır ceza mahkemesi, başvurucunun kişisel durumunu, suçunun niteliğini veya sınavların teknik detaylarını hiç incelememiştir. Kamu düzeni ve sağlık gibi soyut ve genel risk tanımlamaları üzerinden toptancı bir yasaklama modeli uygulanmıştır. Yüksek Mahkeme, gerekçeli karardaki bu eksikliği ve bireyselleştirme noksanlığını şu şekilde tahtıte almıştır:

"Başvurucuya özgü, somut olay ve olgulara dayalı değerlendirmeler yapılmaksızın başvurucunun sınavlara katılma talebinin ilgili ve yeterli bir gerekçe gösterilmeden reddedildiği görülmüştür. Bu kapsamda başvurucunun eğitim hakkına yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğu kabul edilemez."

Yargı mercilerinin, idari makamların sunduğu altyapı yetersizliği iddialarını denetlemeksizin ve başvurucunun sınav formuna dair teknik bir araştırma yapmaksızın karar vermesi, anayasal hakların koruma alanını demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olacak ölçüde daraltmıştır.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi, açıklanan anayasal gerekçeler ışığında, başvurucunun Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla, eğitim hakkının içerdiği güvencelere ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun, somut olay odaklı yeni bir yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

ÖMER ASLAN BAŞVURUSU