İdari İşlemlerde Özel Dava Açma Süresinin Bildirilmemesi ve Mahkemeye Erişim Hakkı
İdare hukuku pratiğinde, hak arama özgürlüğünün önündeki en büyük teknik engellerden biri karmaşık dava açma süreleridir. Anayasa Mahkemesi'nin güncel içtihadı, bu karmaşada vatandaş lehine önemli bir güvence getirmiştir.
Vatandaşların idari işlemlere karşı yargı yoluna başvururken, mevzuatın dağınık yapısı içerisinde hangi sürenin (genel veya özel) uygulanacağını öngörmesi her zaman mümkün olmamaktadır.
Anayasa Mahkemesi, 4/2/2025 tarihli ve 2020/19217 başvuru numaralı (Serkan Atıcı) güncel kararında; idarenin işlemlerinde başvuru süresini açıkça belirtmediği durumlarda, özel dava açma sürelerinin (kısa sürelerin) uygulanamayacağına ve genel dava açma sürelerinin esas alınması gerektiğine hükmetmiştir.
Genel Süre mi, Özel Süre mi?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 7. maddesi uyarınca idari davalarda genel dava açma süresi; idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür. Ancak çeşitli özel kanunlarda veya İYUK’un 20/B gibi maddelerinde (merkezi sınavlara ilişkin davalar gibi) bu süreler 10 gün gibi çok daha kısa zaman dilimlerine indirilebilmektedir.
Sorun, idarenin vatandaşa tebliğ ettiği veya ilan ettiği işlemde "Bu işleme karşı 10 gün içinde dava açabilirsiniz" uyarısına yer vermemesi halinde ortaya çıkmaktadır. Vatandaş, genel kural olan 60 günü esas alarak dava açtığında, mahkemeler davanın "özel süre" (örneğin 10 gün) içinde açılmadığı gerekçesiyle süre aşımından ret kararı verebilmekteydi.
Anayasa Mahkemesi'nin Yaklaşımı ve Hukuki Belirlilik
Anayasa Mahkemesi, söz konusu kararında Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 15/3/2022 tarihli kararına atıfta bulunarak "hukuki belirlilik" ve "hukuki güvenlik" ilkelerine dikkat çekmiştir.
"Devlet, işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yollarına, hangi mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır (Anayasa m.40). Eğer idare, tesis ettiği işlemde özel dava açma süresini açıkça yazmamışsa, vatandaşın bu süreyi bilmesi beklenemez."
Yüksek Mahkeme'nin tespitlerine göre, mevzuattaki dağınıklık nedeniyle hangi uyuşmazlığa hangi sürenin uygulanacağının tespiti uzmanlık gerektirmektedir. Bu durumda vatandaş lehine yorum yapılarak, kısa olan özel süre değil, genel dava açma süresi (60 gün) uygulanmalıdır.
Mahkemeye Erişim Hakkının İhlali
İncelememize konu olayda; ÖSYM tarafından yapılan bir işlemin sonucunda, davacı 10 günlük özel dava açma süresini kaçırdığı gerekçesiyle yerel mahkemece reddedilmiştir. Ancak işlemde bu 10 günlük süre vatandaşa bildirilmemiştir.
Anayasa Mahkemesi, başvurucunun dava açma hakkının kısıtlayıcı bir yorumla engellendiğine, bu durumun kişiye aşırı bir külfet yüklediğine ve Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Sonuç ve Değerlendirme
Özetle; özel dava açma süresine tabi bir idari işlemde, eğer idare bu süreyi tebligat veya ilanda açıkça göstermemişse, vatandaşlar genel dava açma süresi (60 gün) içerisinde davalarını açabilirler. Bu hakkın kullanımı, idarenin kusurundan kaynaklanan belirsizliklerin vatandaşa yükletilmemesi ilkesine dayanmaktadır.