Sağlık Personelinin Nöbet Ücreti Sınırlamasına Dair Anayasa Mahkemesi Kararı
Sağlık Personelinin Nöbet Ücreti Sınırlamasına Dair Anayasa Mahkemesi Kararı
Maddi Olayın Özeti
İtiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) önüne gelen somut olayda, Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, bir sağlık personelinin nöbet ücreti ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali davasında, ilgili kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla iptal başvurusunda bulunmuştur. İtirazın konusunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ek 33. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve nöbet ücreti ödemelerine üst sınır getiren üçüncü cümle oluşturmaktadır. İlgili kural, aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde ayda 60 saatten, diğer yerlerde ise 130 saatten fazla tutulan nöbetler için herhangi bir ücret ödenmeyeceğini ve bu sürenin üzerinde tutulan nöbetler karşılığında izin kullandırılmayacağını hükme bağlamaktadır.
Anayasa Mahkemesinin Hukuki Değerlendirmesi
Anayasa Mahkemesi incelemesinde, sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesinin devletin pozitif yükümlülüğü olduğunu ve sağlık çalışanlarının nöbet yükümlülüğü altında bulunmasının tek başına Anayasa'ya aykırı olmadığını saptamıştır. Ancak Mahkeme, Anayasa'nın 18. maddesinde düzenlenen "zorla çalıştırma ve angarya yasağı" çerçevesinde yaptığı değerlendirmede, kişiye uzmanlık alanı dışında olmayan bir hizmetin yüklenmesinin ölçülü bir külfet oluşturup oluşturmadığını incelemiştir. AYM, önceki kararlarına da atıfta bulunarak, dinlenme hakkı ve çalışma karşılığı ücret dengesinin korunması gerektiğini vurgulamıştır.
Kuralın, belirli bir saat sınırının üzerinde tutulan nöbetler için ne ücret ödenmesini ne de izin kullandırılmasını öngörmemesi, sağlık çalışanları üzerinde orantısız bir külfet oluşturduğu gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı bulunmuştur. Mahkeme bu durumu şu şekilde ifade etmiştir:
"Sağlık çalışanlarının yükümlü tutulacağı icap nöbetine bir üst sınır getirmeyen ve söz konusu sınırın zorunlu hâllerde aşılması hâlinde bu fazla çalışmayı telafi edecek bir ücretin ödenmesini de güvence altına almayan hükmün, Anayasa'nın 18. maddesinin gerekliliklerini karşılamadığı ve sağlık çalışanlarına orantısız bir külfet yüklediği sonucuna varılmıştır."
Kararın temel dayanakları ve hukuki saptamaları şunlardır:
- Zorla Çalıştırma Yasağı (Madde 18): Ücretlendirilmeyen veya izinle telafi edilmeyen çalışma süreleri, kamu hizmetinin gereklerini aşarak kişiye yüklenen aşırı bir külfete dönüşmektedir.
- Ölçülülük İlkesi: Kamu yararı (sağlık hizmetinin sürekliliği) ile bireyin hakları (ücret ve dinlenme hakkı) arasındaki dengenin bozulduğu tespit edilmiştir.
- Hukuki Güvenlik: Kanun koyucunun nöbet süresine üst sınır getirmeksizin ödemeyi sınırlaması, çalışanın emeğinin karşılığını alma güvencesini ortadan kaldırmaktadır.
Sonuç
Anayasa Mahkemesi, 657 sayılı Kanun'un ek 33. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa'nın 18. maddesine aykırı olduğuna ve İPTALİNE 26/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar vermiştir.