Şüpheli Ölüm Soruşturmasında Hak İhlali
Yakınını şüpheli bir olay neticesinde kaybeden ailelerin en büyük beklentisi, devletin olayın tüm yönlerini aydınlatması ve varsa sorumluları cezalandırmasıdır. Anayasa Mahkemesi (AYM), 28 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yeni bir kararında, denizde ölü bulunan bir gencin soruşturmasında yapılan hataları mercek altına aldı. Bu yazı, şüpheli ölüm soruşturması sürecinde savcılığın ve kolluk kuvvetlerinin (polis/jandarma) uyması gereken etkin soruşturma yükümlülüğü üzerine bir rehber niteliğindedir. 2019 yılında İzmir Karşıyaka vapur iskelesi yakınlarında 18 yaşında bir gencin cansız bedeni denizde bulunmuştur. İlk bakışta vücudunda bir darp veya cebir izine rastlanmayan genç için savcılık tarafından doğrudan otopsi (ölü muayenesi) işlemi yapılmış ve ölümün suda boğulma sonucu gerçekleştiği mütalaa edilmiştir. Ancak başvurucu olan baba, oğlunun ölümünde başkalarının parmağı olabileceği ve soruşturmanın eksik yürütüldüğü iddiasıyla hukuki süreci başlatmıştır. Anayasa Mahkemesi yaptığı incelemede, yerel makamların (savcılık ve emniyet) şu kritik noktalarda özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını tespit etmiştir: Anayasa’nın 17. maddesi devlete sadece kimseyi öldürmeme ödevi değil, aynı zamanda şüpheli her ölüm olayını aydınlatma ödevi de yükler. AYM bu kararında şu önemli ilkeyi vurgulamıştır: Mahkemeye göre, bir soruşturmada delillerin kaybolmasına (kamera kayıtlarının silinmesi gibi) neden olacak şekilde yavaş hareket edilmesi, yaşam hakkının usul boyutunun ihlali (soruşturma usulü hatası) anlamına gelir. Anayasa Mahkemesi, başvurucu babanın haklı olduğuna karar vererek şu sonuçlara hükmetmiştir: Bu karar göstermektedir ki; takipsizlik kararı (kovuşturmaya yer olmadığına dair karar) verilmiş olsa dahi, eğer soruşturmada ciddi eksiklikler varsa Anayasa Mahkemesi yoluyla bu sürecin yeniden canlandırılması mümkündür.Şüpheli Ölüm Soruşturmalarında Devletin Sorumluluğu: Delil Toplamada İhmal ve Hak İhlali
Olayın Gelişimi: Karşıyaka Sahilinde Bulunan Ceset
Soruşturmadaki Temel Eksiklikler Nelerdir?
Anayasa Mahkemesinin Yaşam Hakkı Değerlendirmesi
Etkili soruşturma yükümlülüğü bir sonuç yükümlülüğü değil, uygun araçların kullanılması yükümlülüğüdür. Devletin görevi mutlaka bir mahkumiyet kararı çıkarmak değil; ulaşılabilir tüm delilleri makul bir özen ve süratle toplamaktır.
Sonuç: Tazminat ve Yeniden Soruşturma