10 Mart 2026

Sürekli İşçi Statüsünde Yer Değişikliği Yasağının Hukuki Sınırları<

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel
Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

Maddi Olayın Özeti

İtiraz yoluyla Anayasa Mahkemesinin (AYM) önüne gelen uyuşmazlık, 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen bir personelin yer değişikliği talebinin reddi üzerine açılmıştır. Reddin dayanağını oluşturan 375 sayılı KHK’nın geçici 23. maddesi, bu işçilerin "çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde" istihdam edilmesini zorunlu kılmıştır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu kuralın yer değişikliğini kategorik olarak engellediğini ve işverenin yönetim yetkisinin yargısal denetimini imkânsız kıldığını belirterek kuralın iptalini talep etmiştir.

Anayasa Mahkemesinin Hukuki Değerlendirmesi

Mahkeme, incelemesinde Anayasa’nın 49. maddesindeki çalışma hakkı ve devletin çalışanları koruma yükümlülüğünü esas almıştır. AYM’ye göre devlet, işçi-işveren ilişkilerinde yalnızca bir gözlemci değil, çalışma barışını koruyan bir "dengeleyici" sıfatıyla pozitif yükümlülük altındadır.

Kararda, kamu idareleri ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen çalışanlar arasındaki ilişkinin bir özel hukuk ilişkisi olduğu ve idarenin bu kapsamda "işveren" sıfatını haiz olduğu vurgulanmıştır. Bu statüdeki işverenin yönetim yetkisini kullanırken dürüstlük kuralı (TMK md. 2) ve işçiyi gözetme borcu çerçevesinde hareket etmesi hukuk devletinin gereğidir.

İtiraz konusu kuralın, hizmetin sürekliliğini sağlama amacı taşısa da, mutlak bir yasak öngörmesi nedeniyle ölçüsüz olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, hukuka aykırılığı şu gerekçeyle ifade etmiştir:

"İşçilerin makul nedenlere dayanan yer değişikliği taleplerinin işverence iş ile kadro durumu çerçevesinde değerlendirilmesine ve bu kapsamda alınacak kararların hukuka uygunluğunun yargı mercilerince denetlenmesine imkân tanımayan kuralın devletin çalışanların korunmasına yönelik yükümlülükleriyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır."

AYM, idarenin yönetim yetkisini dürüstlük kuralına uygun kullanıp kullanmadığının yargısal denetimden kaçırılmasının, çalışanların anayasal güvencelerini etkisiz bıraktığına dikkat çekmiştir. Kategorik yasak, personelin sağlık, aile birliği veya diğer haklı mazeretlerine dayalı taleplerinin idari ve yargısal süreçlerde değerlendirilmesini tamamen engellemektedir.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi, 375 sayılı KHK’nın geçici 23. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "...çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde..." ibaresinin Anayasa’nın 49. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Hukuksal boşluk oluşmaması adına iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine hükmedilmiştir.

375 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen personelin yer değişikliğini mutlak surette engelleyen kuralın iptaline ilişkin (E.2025/100, K.2025/242) kararı,