Tam Yargı Davalarında Bilirkişi Raporu ve Adil Yargılanma Hakkı

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel | Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

İdarenin hizmet kusurunun tespiti, adli yargıdaki kusur sorumluluğundan farklı usullere tabidir. Anayasa Mahkemesi'nin güncel kararı, bu ayrımın gözetilmemesini hak ihlali saymaktadır.


İdarenin eylem veya işlemleri neticesinde zarar gören vatandaşların açtığı tam yargı (tazminat) davalarında, zararın ve kusurun tespiti hayati önem taşır. Bilirkişi yardımıyla yapılan bu kusur tespitinde idarenin kusurlu olup olmadığının idare hukuku prensiplerine göre değerlendirilmesi gereklidir.

Anayasa Mahkemesi; idarenin taraf olmadığı bir davada alınan bilirkişi raporuyla yetinilerek, idari yargıda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmamasının "Gerekçeli Karar Hakkı" ihlali olduğuna hükmetmiştir.

Bu yazımızda; bir paintball kazası sonucu yaşanan yaralanma üzerinden, idarenin hizmet kusurunun nasıl tespit edilmesi gerektiğini ve Anayasa Mahkemesi’nin bu konudaki emsal yaklaşımını inceleyeceğiz.

Olayın Özeti: İdarenin Denetim Eksikliği ve Hizmet Kusuru İddiası

Başvuruya konu olayda, özel bir işletmede paintball oynarken kaskını çıkardığı sırada gözüne isabet eden mermi sonucu kalıcı körlük yaşayan başvurucu; işletmenin gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, ancak aynı zamanda devletin (İdarenin) de bu tür tehlikeli faaliyet gösteren işyerlerini denetlemediğini ve yasal düzenleme yapmadığını ileri sürmüştür.

Mağdur vatandaş, önce Tüketici Mahkemesi’nde işletmeye karşı dava açmış, ardından İdare Mahkemesi’nde İdareye (Bakanlığa) karşı hizmet kusuru nedeniyle tam yargı davası açmıştır.

"İdarenin Taraf Olmadığı" Raporun Bağlayıcılığı Sorunu

İdare Mahkemesi, davayı reddederken kendi bünyesinde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmamıştır. Bunun yerine, Tüketici Mahkemesi’nde (İdarenin taraf olmadığı dosyada) alınan ve sadece işletme sahibinin kusuruna odaklanan bilirkişi raporunu kararına dayanak yapmıştır.

Oysa ki hukuki inceleme rejimi iki yargı kolunda farklılık gösterir:

Anayasa Mahkemesi'nin Değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun "İdarenin hizmet kusurunun tespiti için bu dosya kapsamında ayrıca bilirkişi incelemesi yapılmalı" talebinin mahkemece reddedilmesini Anayasa'ya aykırı bulmuştur. Kararın can alıcı noktaları şunlardır:

1. Savunma Hakkı ve Adil Yargılanma

Davanın sonucuna etki edebilecek, ayrı ve açık yanıt verilmesi gereken iddialar mahkemece cevapsız bırakılamaz. İdarenin sorumluluğuna ilişkin iddialar, işletmecinin sorumluluğundan bağımsız olarak değerlendirilmelidir.

2. Farklı Sorumluluk Rejimleri

Adli yargıdaki "işletme kusuru" ile idari yargıdaki "hizmet kusuru" (denetim eksikliği, mevzuat boşluğu vb.) farklı hukuki incelemeler gerektirir. Bir raporda işletmecinin kusurlu bulunması, idarenin kusursuz olduğu anlamına gelmez.

3. Gerekçeli Karar Hakkı

Mahkeme, başvurucunun "yeni bilirkişi raporu alınması" talebini reddederken, makul ve yeterli bir gerekçe sunmamıştır. İdarenin taraf olmadığı ve savunma yapmadığı bir rapordaki tespitlerle yetinilmesi, hak arama hürriyetini kısıtlamıştır.

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Bu karar, özellikle iş kazaları, tıbbi malpraktis veya denetim eksikliğinden kaynaklanan kazalar nedeniyle idareye karşı açılacak tazminat davaları için bir yol haritası niteliğindedir.

İdare Mahkemeleri, vatandaşın "İdare denetim görevini yapmadı, bu yüzden zarar gördüm" iddiasını, sadece olayın failinin (işletme, sürücü vb.) kusuruna bakarak reddedemez. İdarenin "hizmet kusuru" olup olmadığının, idari yargılama usullerine uygun olarak, bağımsız ve konuya özgü bilirkişi raporlarıyla ayrıca tartışılması gerekir.

Okan Talay Başvurusu