Tanığa Soru Sorma Hakkı

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel | Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

28 Ocak 2026 Okuma Süresi 6 dakika

Mahkemede Tanığa Soru Sorma Hakkı: Anayasa Mahkemesinin 3 Aşamalı Testi

Ceza davalarında en kritik delillerden biri tanık beyanlarıdır. Ancak hukuk sistemimizde bir kişinin sadece aleyhindeki bir beyanla cezalandırılması yeterli değildir; sanığın o tanığa soru sorma, beyanlarını çürütme ve mahkeme huzurunda onunla yüzleşme hakkı vardır. Anayasa Mahkemesi (AYM), 28 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Burkan Emre Atagün başvurusu kararında, bu hakkın ihlal edilip edilmediğini belirlemek için kullanılan üç aşamalı test yöntemini yeniden hatırlatmıştır.

Olayın Özeti: Yüzü Görülmeyen Tanığın İfadesiyle Gelen Ceza

Olay, bir site yöneticisi ile kat maliki arasında yaşanan bir tartışmaya dayanmaktadır. Site yöneticisi (müşteki), başvurucunun evine gelerek kendisini tehdit ettiğini iddia etmiş ve o sırada evde misafir olan bir kişiyi tanık olarak göstermiştir. Mahkeme, bu tanığı asıl duruşmaya çağırmak yerine başka bir şehirdeki mahkeme (istinabe) kanalıyla dinlemiştir. Başvurucu ve avukatı, tanığa doğrudan soru sorma fırsatı bulamamış, tanığın mahkeme huzurundaki tepkilerini gözlemleyememiştir. Yerel mahkeme ise bu tanığın beyanını tarafsız ve belirleyici kabul ederek başvurucuya adli para cezası vermiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin Uyguladığı Üç Aşamalı Test Nedir?

Anayasa Mahkemesi, bir sanığın sorgulama imkanı bulamadığı tanık beyanıyla cezalandırılmasının adil yargılanma hakkını ihlal edip etmediğini ölçmek için şu üç soruyu sormaktadır:

  • 1. Geçerli Bir Neden Var mı? Tanığın duruşmada hazır edilmemesinin haklı bir gerekçesi olmalıdır. Ölmüş müdür? Yeri mi tespit edilememektedir? Somut olayda mahkeme, tanığın neden duruşmaya getirilmediğine dair hiçbir geçerli açıklama yapmamıştır.
  • 2. Beyan Tek veya Belirleyici Delil mi? Sanığa sorgulatılmayan tanığın ifadesi, mahkumiyet kararının ana dayanağı mıdır? Bu olayda, mahkemenin elinde tanık beyanı dışında başka hiçbir somut delil bulunmadığı için bu beyan tek ve belirleyici delil sayılmıştır.
  • 3. Dengeleyici Güvenceler Sağlandı mı? Eğer tanık duruşmaya gelemiyorsa, savunma tarafının dezavantajını giderecek önlemler alındı mı? Örneğin tanık SEGBİS (video konferans) ile dinlenerek sanığın soru sorması sağlandı mı? Mahkeme bu imkanları da sunmamıştır.

Mahkemenin Değerlendirmesi ve Kararı

Anayasa Mahkemesi, tanık beyanlarının güvenilirliğinin ancak çapraz sorgu ve mahkeme huzurundaki izlenimlerle test edilebileceğini vurgulamıştır. Mahkemeye göre;

Güvenilirliği ve doğruluğu test edilmemiş tanık beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alındığı halde savunmaya, karşılaştığı zorlukları telafi edecek karşı dengeleyici güvencelerin sağlanmaması yargılamanın hakkaniyetini zedeler.

Sonuç olarak AYM, başvurucunun tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine ve davanın yeniden yargılama yapılmak üzere Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

Tazminat Durumu

Başvurucu ihlal tespitiyle birlikte 740 TL maddi ve 1 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak Anayasa Mahkemesi, yeniden yargılama kararı verilmesinin ihlali gidermek için yeterli olduğunu belirterek ayrıca bir tazminat ödenmesine gerek görmemiştir.

Bu emsal karar, özellikle tek bir tanık beyanıyla karşı karşıya kalan ve tanığa soru sorma hakkı engellenen vatandaşlar için büyük bir hukuki güvence teşkil etmektedir.

Burkan Emre Atagün Başvurusu