Çocuğun Yurt Dışına İadesi ve Uyuşturucu Kullanan Ebeveyn

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel | Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

10 Şubat 2026 Okuma Süresi 4 dakika

Yurt Dışına Çocuk İadesinde "Ciddi Risk" ve Eksik İnceleme Sorunu

Uluslararası evliliklerde veya boşanmalarda en büyük kâbus, çocuğun diğer ebeveyn tarafından yurt dışına götürülmesi veya halihazırda Türkiye'ye getirilmiş çocuğun mahkeme kararıyla yurt dışına zorla iade edilmesidir. Lahey Sözleşmesi kural olarak çocuğun "mutat meskenine" (alışkın olduğu yere) derhal iadesini emreder. Ancak bu kural mutlak değildir. Karşı taraftaki ebeveynin uyuşturucu kullanması veya çocuğun güvenliğini tehdit edecek bir yaşam sürmesi, iadeyi engelleyen en önemli istisnadır.

Yerel Mahkemenin Hatası: "Reçeteli Kullanım" Gerekçesi

İncelememize konu olan olayda, Türk anne, ABD vatandaşı olmayan ancak orada yaşayan babanın uyuşturucu (marihuana) bağımlılığı ve şiddet eğilimi nedeniyle çocuğuyla Türkiye'ye dönmüştür. Baba, Lahey Sözleşmesi kapsamında çocuğun iadesini istemiştir. Yerel mahkeme, babanın uyuşturucu kullanımını kabul etmekle birlikte, bunun "reçeteli ve yasal" olduğunu belirterek çocuğun ABD'ye iadesine hükmetmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi, bu yaklaşımı çocuğun üstün yararına aykırı bulmuştur.

"Yargı makamları tarafından uyuşturucunun reçete ile kullanıldığı ve tanıkların olumsuz bir beyanı olmadığı gerekçesiyle çocuğun iadesine karar verilmiş ise de uyuşturucunun insan davranışını nasıl etkilediğinin, ne sıklıkla kullanıldığının ve babanın hastalık durumunun çocuk bakımından değerlendirilmeden bir sonucuna varıldığı anlaşılmıştır."

Görüldüğü üzere Yüksek Mahkeme, maddenin yasal olup olmasından ziyade, ebeveynlik becerilerine ve çocuğun güvenliğine etkisine odaklanmıştır.

Yurt Dışındaki Koşulların ve "Ciddi Risk"in Araştırılması

Mahkemeler iade kararı vermeden önce, çocuğun gönderileceği ortamı detaylıca incelemek zorundadır. Özellikle anneye bağımlı yaştaki çocuklar için bu inceleme hayati önem taşır. Anayasa Mahkemesi, somut olayda babanın akciğer kanseri olduğu ve yoğun tedavi gördüğü iddialarının da araştırılmamasını büyük bir eksiklik olarak görmüştür.

Nitekim Yüksek Mahkeme, incelemenin sınırlarını şu şekilde çizmiştir:

"Çocuğun üstün yararına olanın ve mutat meskenin belirlenmesi sürecinde özellikle anneye bağımlılık çağındaki çocuklar yönünden çocuğun yaşı, anneyle yaşadığı yer ve süre, annenin yaşam koşullarına alışma düzeyi ile annenin çocukla birlikte çocuğun iade edileceği ülkede yaşama olanağı olup olmadığı hususları gözetilerek iadesi hâlinde çocuğun maruz kalabileceği risklerin tespit edilmesi gerektiği söylenebilir."
  • Sağlık Durumu: İade talep eden ebeveynin (babanın) kanser tedavisi görmesi, çocuğa bakıp bakamayacağı yönünden araştırılmalıdır.
  • Madde Etkisi: Uyuşturucu kullanımının "yasal" olması, çocuğa yönelik "fiziksel veya psikolojik tehlike" riskini ortadan kaldırmaz.
  • Uyum Süreci: Uzman raporlarında çocuğun Türkiye'ye tam uyum sağladığı belirtilmesine rağmen, iade kararında bu hususun göz ardı edilmesi ihlal sebebidir.

Sonuç: İadenin Durdurulması ve Tedbir Kararı

Anayasa Mahkemesi, telafisi imkânsız zararlar doğabileceği için yargılama sonuçlanıncaya kadar çocuğun ABD'ye iadesinin durdurulmasına (tedbir) karar vermiş ve dosyayı yeniden yargılama için yerel mahkemeye göndermiştir. Bu karar, yurt dışı iade davalarında sadece şekli kuralların değil, çocuğun döneceği evdeki gerçek tehlikelerin araştırılmasının zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.

Sinem Süder Başvurusu