Vergi Kaydı Olan Adli Yardım Alabilir Mi?

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel | Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

13 Şubat 2026 Okuma Süresi 4 dakika

Vergi Kaydınızın Olması Adli Yardım Almanıza Engel Değil

Adalete erişmek, sadece haklı olmakla ilgili değildir; aynı zamanda bu hakkı arayacak maddi güce sahip olmayı da gerektirir. Ne yazık ki, dava açarken veya yargılama sürecinde karşılaşılan yüksek harç ve masraflar, birçok vatandaşımızı haklı davalarından vazgeçme noktasına getirmektedir. Hukuk sistemimiz, ödeme gücü olmayanlar için "Adli Yardım" mekanizmasını sunsa da, mahkemeler bazen şekli gerekçelerle bu talepleri reddedebilmektedir.

Vergi Mükellefi Olmak "Zengin" Olduğunuz Anlamına Gelmez

Uygulamada sıkça karşılaştığımız en büyük sorunlardan biri; mahkemelerin, vatandaşın gerçek ekonomik durumunu (mal varlığı, gelir, gider dengesi) incelemek yerine, sadece "aktif vergi mükellefi" kaydına bakarak talebi reddetmesidir. Ancak Anayasa Mahkemesi, bu yaklaşımın hakkaniyetli olmadığını ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini net bir şekilde ortaya koymuştur.

İncelediğimiz son kararda; iş kazası veya cismani zarar nedeniyle çalışma gücünü kaybeden, hiçbir mal varlığı bulunmayan, ancak sistemde "aktif mükellef" görünen bir vatandaşın mağduriyeti giderilmiştir. Mahkeme, vatandaşın sunduğu belgeleri incelemeden, sadece vergi kaydına bakarak karar veremez.

Mahkemelerin Araştırma Yükümlülüğü

Vatandaş, mali durumunun yetersiz olduğunu belgelediğinde, mahkemenin görevi bu belgeleri bir bütün olarak değerlendirmektir. Yüksek Mahkeme, başvurucunun durumunu ve yerel mahkemenin eksik incelemesini şu çarpıcı ifadelerle eleştirmiştir:

"Başvurucu; mal varlığı bulunmadığını, gelir getirici bir işte çalışmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur... Başvurucu, ayrıca adli yardım talebinin reddi kararına itiraz ederken cismani zararı nedeniyle çalışma hayatının sona erdiğini belirtmiş, aktif çalışması olmadığına dair SGK hizmet dökümü belgesini de eklemiştir."
"Başvurucunun ödeme gücünün olmadığına ilişkin iddiasının doğruluğu araştırılmadan, ibraz ettiği belgeler bütün olarak değerlendirilmeden adli yardım talebinin reddedilmesi suretiyle mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin orantılı olduğu söylenemez."

İtirazın Reddi Halinde Doğrudan Anayasa Mahkemesi Yolu

Önemle belirtmek gerekir ki; adli yardım talebiniz reddedildiğinde ve buna yaptığınız itiraz da kabul görmediğinde, davanın esastan sonuçlanmasını beklemenize gerek yoktur. Adli yardımın reddine ilişkin itirazın reddi kararı kesin nitelikte olduğundan, bu aşamada doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkınız doğar.

Bu karar ışığında dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  • Belgeleme Zorunluluğu: Adli yardım isterken sadece dilekçe vermek yetmez; mal varlığınızın olmadığını, SGK dökümünüzü ve çalışmadığınızı gösterir belgeleri mutlaka sunmalısınız.
  • Bütüncül İnceleme Hakkı: Mahkeme, sizin "kağıt üzerinde" vergi mükellefi olmanıza değil, "fiilen" o parayı ödeyip ödeyemeyeceğinize bakmak zorundadır.
  • Zamanlama: Adli yardım talebinizin reddine itirazınız da reddedilirse, 30 gün içinde Anayasa Mahkemesi'ne başvurmalısınız.

Sonuç ve Değerlendirme

Anayasa Mahkemesi, vergi kaydı bulunmasına rağmen ödeme gücü olmayan vatandaşın mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Bu karar, ekonomik güçlük içindeki vatandaşların hak arama hürriyetinin önündeki bürokratik engellerin kaldırılması açısından hayati öneme sahiptir.

Serdar Tuzluca Başvurusu