Video Oyunlari ve Ifade Hurriyeti: Brown Karari

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel | Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

3 Şubat 2026 Okuma Süresi 4 dakika

Video Oyunları ve İfade Hürriyeti: "Gamer" Hakları ve Anayasal Sınırlar

Dijitalleşen dünyada çocukların korunması, şüphesiz devletin öncelikli ödevlerinden biridir. Nitekim 3 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile "Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı (2026-2030)" yürürlüğe girmiştir. Bu genelge, çocukların dijital risklerden korunmasını ve çevrimiçi güvenliğin sağlanmasını hedeflemektedir. Ancak bir Anayasa Hukuku öğretim üyesi ve aynı zamanda dijital kültürün bir parçası (bir gamer) olarak, bu koruma tedbirlerinin ifade hürriyetini ihlal edecek yasaklara dönüşme ihtimali üzerinde durulmalıdır.

İdari İşlemle Yasaklama Olmaz: Kanunilik Şartı

Hukuk devletinde temel hak ve hürriyetler, genelgeler veya idari eylem planları ile sınırlanamaz. Anayasamıza göre ifade hürriyeti –ki video oyunları da bu kapsamdadır– ancak yasayla (Kanunla) sınırlandırılabilir. Yayımlanan Eylem Planı, kurumlar arası koordinasyonu sağlama amacı taşısa da, bu metnin oyunlara erişimi engelleyecek fiili bir sansür mekanizmasına dönüşmemesi hayati önem taşır. "Çocukları koruma" amacı, yetişkinlerin ve gençlerin kültürel erişim hakkını ortadan kaldıran bir gerekçe olarak kullanılamaz.

Video Oyunları Tıpkı Kitaplar ve Filmler Gibi Koruma Altındadır

Video oyunlarının hukuki niteliği konusunda dünya hukuk tarihine geçen en önemli karar, ABD Yüksek Mahkemesi'nin (SCOTUS) Brown v. Entertainment Merchants Association kararıdır. Mahkeme, video oyunlarının Birinci Değişiklik (First Amendment) korumasından yararlandığını açıkça hükme bağlamıştır.

"Video oyunları Birinci Değişiklik korumasına hak kazanır. Korunan kitaplar, oyunlar ve filmler gibi, onlar da tanıdık edebi araçlar ve ortama özgü özellikler aracılığıyla fikirleri iletirler."

Mahkemeye göre, iletişim aracının yeni veya farklı olması, ifade özgürlüğünün temel ilkelerini değiştirmez. Devlet, sırf içeriğini, mesajını veya konusunu beğenmediği için bir ifadeyi kısıtlama yetkisine sahip değildir.

"Şiddet İçerikli Oyunlar" Yasaklanabilir mi?

Kamuoyunda sıkça dile getirilen "şiddet içeren oyunlar çocukları saldırgan yapıyor, bu yüzden yasaklanmalı" argümanı, hukuki açıdan son derece sorunludur. Brown kararında Yüksek Mahkeme, şiddet tasvirlerinin çocukların erişimine özel olarak kısıtlanmasına dair bir tarihsel geleneğin bulunmadığını belirtmiştir. Daha da önemlisi, şiddet içeren oyunlar ile çocuklardaki saldırgan davranışlar arasında doğrudan bir nedensellik bağı kurulamamıştır.

  • Bilimsel Kanıt Yetersizliği: Mahkeme, şiddet içeren oyunlara maruz kalma ile çocuklardaki zararlı etkiler arasındaki bağlantıyı gösterdiği iddia edilen psikolojik çalışmaların, bu maruziyetin küçüklerin agresif davranmasına neden olduğunu kanıtlamadığını vurgulamıştır.
  • Ayrımcılık Yasağı: Devlet, cumartesi sabahı çizgi filmlerindeki şiddeti kısıtlamazken video oyunlarını kısıtlamaya kalkarsa, bu durum bir medya türüne karşı ayrımcılık (underinclusive) anlamına gelir.

Devletin Rolü vs. Ebeveynin Rolü

Devlet, ebeveynlerin yerine geçerek çocukların neyi izleyip neyi oynayacağına karar veremez. Ebeveynlerin çocuklarının erişimini kısıtlama hakkı olabilir; ancak devletin tüm çocuklar adına, ebeveynleri onaylasa bile belirli oyunlara erişimi yasaklaması "aşırı kapsayıcı" (overinclusive) bir müdahaledir. Mevcut derecelendirme sistemleri (PEGI, ESRB gibi), ebeveynlere yardımcı olmak için zaten mevcuttur.

Sonuç: Özgürlük Esas, Sınırlama İstisnadır

3 Şubat 2026 tarihli Genelge ile başlayan süreçte, çocukların dijital dünyada güçlendirilmesi hedeflenirken, bu sürecin yasakçı bir zihniyete evrilmemesi gerekir. Hukukta temel kural şudur: Yasama organı, sadece sosyal maliyetleri tartıp bir kategoriyi "korumasız" ilan edemez.

Bir anayasa hukukçusu olarak görüşüm nettir: Video oyunları modern çağın sanat eserleridir. Çocukları korumak adına yapılan düzenlemeler, yetişkinlerin ifade ve sanat hürriyetini yok eden, bilimsel temelden yoksun toptancı yasaklara dönüşmemelidir.

Brown et al. v. Entertainment Merchants Assn. et. al. Kararı