Mahsup Hesabı ve Suç Tarihi Kararı

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel | Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

7 Ocak 2026 Okuma Süresi 2 dakika

Eski Tutukluluk Süresi Yeni Cezadan Nasıl Düşülür? (Mahsup Hesabı ve Suç Tarihi)

Ceza hukukunda, kişi hürriyeti en temel değerdir ve cezaevinde fazladan geçirilen tek bir günün bile hukuki kıymeti büyüktür. Kamuoyunda ve müvekkiller arasında sıkça sorulan "Eskiden yattığım hapis cezasını, yeni cezadan düşebilir miyim?" sorusunun teknik karşılığı "Mahsup" işlemidir.

Ancak mahkemeler, özellikle "Örgüt Üyeliği" gibi kesintisiz suçlarda (temadi eden suçlar) suç tarihini belirlerken şekilci davranabilmekte ve vatandaşın lehine olan indirimi reddedebilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin 29/5/2025 tarihli yeni kararı, infaz hesaplamasında yapılan bu hatayı düzelterek emsal niteliğinde bir yol haritası çizmiştir.

Mahsup Nedir? Hangi Cezalar Birbirinden Düşülür?

En yalın tanımıyla mahsup; bir suçtan dolayı tutuklu kaldığınız ancak beraat ettiğiniz veya hüküm giyseniz bile fazladan infaz ettiğiniz sürenin, işlediğiniz başka bir suçun cezasından indirilmesidir. Ancak 5237 sayılı TCK m. 63 ve Yargıtay içtihatları burada kritik bir "zamanlama" şartı arar:

"Mahsup işlemi yapılabilmesi için; cezasından indirim yapılacak olan (ikinci) suçun, ilk suçun cezası kesinleşmeden önce işlenmiş olması gerekir."

Buradaki hukuki mantık; kişinin devletten olan "özgürlük alacağını", henüz kesinleşmemiş diğer suçunun cezasından düşebilmesidir.

Uygulamadaki Sorun: "Suç Tarihi" Karmaşası

Hırsızlık veya yaralama gibi ani suçlarda eylem tarihi nettir. Ancak "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" gibi suçlarda durum karmaşıktır. Hukuk doktrininde buna "mütemadi (kesintisiz) suç" denir ve mahkemeler genellikle kişinin yakalandığı tarihi veya iddianamenin düzenlendiği tarihi "suç tarihi" olarak kabul eder.

Sorun tam olarak bu noktada doğmaktadır:

  • Kişi eylemleri fiilen 2015 yılında gerçekleştirmiş olabilir.
  • Ancak yakalanma tarihi 2016 ise, mahkeme suç tarihini teknik olarak 2016 kabul eder.
  • Bu durumda, 2016 öncesindeki eski ceza kesinleşmeleri "suç tarihinden önce" sayıldığı için mahsup talebi reddedilir.

Anayasa Mahkemesi'nin İncelediği Emsal Olay

Anayasa Mahkemesi önüne gelen (Başvurucu Mahsun Yılmaz) dosyada olay örgüsü şu şekilde gelişmiştir:

  1. Vatandaş, adli bir suçtan (Hırsızlık) cezaevinde kalmış ve cezası 27/06/2016 tarihinde kesinleşmiştir.
  2. Daha sonra hakkında "Örgüt Üyeliği" suçundan dava açılmıştır.
  3. Vatandaş, hırsızlık suçundan içeride fazladan kaldığı sürelerin, örgüt üyeliği cezasından düşülmesini talep etmiştir.
  4. İnfaz Hakimliği; "Sen örgüt üyeliğinden 02/08/2016 tarihinde yakalandın. Bu tarih, hırsızlık cezanın kesinleşmesinden sonradır. Bu yüzden indirim yapmam" diyerek talebi reddetmiştir.

Yüksek Mahkeme Kararı: "Kağıt Üstündeki Tarihe Değil, Eyleme Bakın"

Anayasa Mahkemesi, İnfaz Hakimliği'nin bu katı ve şekilci tutumunu hak ihlali saymıştır. Yüksek Mahkeme'nin gerekçesi, hukuk devleti ilkesi açısından oldukça önemlidir:

"Örgüt üyeliği suçunda suç tarihi teknik olarak 'yakalanma tarihi' sayılsa da, mahsup incelemesinde bu kadar şekilci olunamaz. Dosyadaki eylemlerin (toplantı, propaganda vb.) yoğunlaştığı tarih, eski cezanın kesinleşmesinden önceyse, vatandaşın devlete olan 'gün alacağına' duyduğu güven korunmalı ve mahsup yapılmalıdır."

Sonuç ve Hukuki Tavsiyeler

Eğer sizin veya bir yakınınızın infaz hesaplamasında (müddetnamede) dikkate alınmayan eski tutukluluk süreleri varsa, şu hususlar hayati önem taşır:

  • Müddetname Kontrolü: "Hak ederek tahliye" ve "Koşullu salıverilme" tarihlerini detaylıca inceleyiniz. Sayılmayan günleriniz olup olmadığını tespit ediniz.
  • Fiili Eylem Tarihi: Mahkeme "Suç tarihi, eski cezanın kesinleşmesinden sonra" diyerek talebinizi reddediyorsa; isnat edilen eylemlerin fiilen ne zaman yapıldığına odaklanın. Yakalanma tarihi yeni olsa bile, eylemler eski tarihli olabilir.
  • Tazminat Talebi: Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularında, hak ihlali tespiti yapılsa bile açıkça talep edilmedikçe tazminata hükmedilmez. Başvuru dilekçesinde tazminat kalemi mutlaka yer almalıdır.

İnfaz hukuku, teknik hesaplamaların yoğun olduğu bir alandır. Özgürlüğünüzden çalınmaması için sürecin, "suç tarihi" ve "eylem tarihi" ayrımına hakim bir hukuki uzmanlık ile yönetilmesi gerekmektedir.

Mahsun Yılmaz Başvurusu
AYM Tutukluluk Tazminat Standartları