İş Kazası Tazminatında İlk Bilirkişi Raporuna İtiraz Etmediniz: Artık Daha Yüksek Tazminat İsteyemez misiniz?
İş kazasında %25,2 oranında malul kalan bir işçi için alınan ilk hesap raporunda tazminat 700.991,93 TL bulundu; işçi bu rapora itiraz etmedi. Asgari ücretin güncellenmesiyle alınan son raporda tazminat 937.825,95 TL'ye çıktı ve mahkeme bu tutara hükmetti. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, işçinin ilk rapora itiraz etmediğini ve bu nedenle işveren lehine “usuli kazanılmış hak” doğduğunu söyleyerek kararı bozdu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise rapora sessiz kalmanın raporu kabul etmek anlamına gelmediğine karar verdi.
Olay Ne?
Davacı işçi 22/8/2016 tarihinde iş kazası geçirdi ve malul kaldı. Kazada işverenin kusurlu olduğunu belirterek Bursa 11. İş Mahkemesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat davası açtı.
Yargılama sırasında kazada işverenin %80, işçinin %20 kusurlu olduğu ve işçinin %25,2 oranında malul kaldığı kabul edildi. Tazminat hesabı için alınan raporlar şöyle ilerledi:
- 03.03.2023 tarihli hesap raporu: Maddi zarar 700.991,93 TL hesaplandı. Davacı işçi bu rapora itiraz etmedi; davalı işveren itiraz etti.
- 07.05.2023 tarihli ek rapor: Aynı yönde görüş bildirildi. Davalı önceki itirazlarını tekrarladı; davacı ise bu kez son bilinen asgari ücrete göre hesaplama yapılmasını istedi.
- 29.09.2023 tarihli ek rapor: Önceki rapordaki veriler aynen korunarak yalnızca Temmuz 2023 asgari ücret değişikliği yansıtıldı ve zarar 937.825,95 TL olarak hesaplandı. Davacı talebini bu rapora göre artırdı.
İş Mahkemesi 29.09.2023 tarihli raporu esas alarak 937.825,95 TL maddi tazminata hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi işverenin istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise 03.07.2025 tarihinde kararı bozdu. Daireye göre davacı 03.03.2023 tarihli rapora itiraz etmediği için davalı işveren lehine usuli kazanılmış hak doğmuştu; tazminat bu rapora göre belirlenmeliydi. İş Mahkemesi bu bozmaya uymadı ve önceki kararında direndi. Davalı işverenin temyizi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun önüne geldi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Bu Olaya Nasıl Baktı?
Hukuk Genel Kurulunun önündeki soru, işçinin ilk hesap raporuna itiraz etmemesinin işveren lehine bağlayıcı bir hak doğurup doğurmadığıydı. Kurul bu soruya olumsuz cevap verdi.
Kurula göre bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmemesinin sonucu, yalnızca o rapora itiraz etme hakkının kaybedilmesidir. Bu durum rapora itiraz etmeyen tarafın alacağını talep etme hakkını ortadan kaldırmaz. Bilirkişi raporu hâkimi bağlayan kesin bir delil değildir; hâkim raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Kurul bu değerlendirmesinde Anayasa Mahkemesinin aynı konudaki bireysel başvuru kararlarına (B. No: 2020/21347 ve 2019/8609) da dayandı.
Kurul, bir tarafın bilirkişi raporunu açıkça kabul etmesinin ise hâkimi bağlayacağını belirtti. Ancak bunun için kabul beyanının kayıtsız, şartsız, açık ve tereddüde yer vermeyecek biçimde kesin olması gerekiyordu; zımni kabul mümkün değildi.
Somut olayda davacı işçi ilk rapora yalnızca sessiz kalmış, raporu kabul ettiğine dair hiçbir beyanda bulunmamıştı. İtirazlar üzerine ek raporlar alınmış ve mahkeme 29.09.2023 tarihli raporu diğer delillerle birlikte değerlendirerek dosya kapsamına uygun bulmuştu.
“...davacının hesap bilirkişi raporuna sessiz kalmasının raporu kabul ettiği anlamı taşımadığı, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun kabulüne olanak bulunmadığı...”
Sonuç Ne Oldu?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 06.05.2026 tarihinde oyçokluğuyla ve kesin olarak;
- İş Mahkemesinin direnme kararını usul ve yasaya uygun buldu,
- Bozma nedeni nedeniyle incelenmemiş olan davalı işverenin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verdi.
Kurul görüşmelerinde, davacının ilk rapora itiraz etmemesi nedeniyle işveren lehine usuli kazanılmış hak doğduğu ve direnme kararının bozulması gerektiği görüşü de ileri sürüldü; ancak bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmedi. Davalının diğer temyiz itirazları Daire tarafından henüz incelenmediği için dava bu karar tarihinde kesin olarak sonuçlanmış değildir.
Benzer Durumdaysanız Bu Karardan Ne Öğrenebilirsiniz?
- Sessizlik kabul değildir: Bu olayda işçinin ilk hesap raporuna itiraz etmemesi, o raporu kabul ettiği şeklinde yorumlanmadı.
- Açık kabul beyanı farklıdır: Kurul, raporu açıkça, kayıtsız ve şartsız kabul eden beyanın hâkimi bağlayacağını ayrıca vurguladı.
- Güncel rapor esas alınabildi: Asgari ücret değişikliğinin yansıtıldığı son rapor, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek hükme esas alınabildi.