Noter Kâtiplerine Verilecek Disiplin Cezalarını Düzenleyen Kural Neden İptal Edildi?
Uyarma cezasının iptali istemiyle Ankara 20. İdare Mahkemesinde bir dava açıldı. Mahkeme, uygulayacağı kanun hükmünün hangi davranışa hangi cezanın verileceğini göstermediğini düşünerek Anayasa Mahkemesine başvurdu. Anayasa Mahkemesi, noter kâtipleri ve kâtip adaylarının disiplin cezalarını düzenleyen kuralı Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.
Olay Ne?
Uyuşmazlık, uyarma cezasının iptali istemiyle açılan bir davadan doğdu. Davayı gören Ankara 20. İdare Mahkemesi, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 148. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurdu.
İtiraz konusu kural, noter kâtipleri ve kâtip adayları hakkında verilebilecek disiplin cezalarını şöyle sayıyordu:
- Uyarma: Daha dikkatli davranması gerektiğinin yazıyla bildirilmesi,
- Kınama: Görevinde veya davranışında kusurlu sayıldığının yazıyla bildirilmesi,
- Ücretten kesme: Aylık net ücretin yarısını geçmeyen bir kısmının kesilmesi,
- Meslekten çıkarma: Bir daha noter kâtibi veya kâtip adayı atanmamak üzere meslekten çıkarılma.
İdare Mahkemesine göre kuralda cezalar sayılmış, ancak disiplin suçları ile cezalar arasında hiçbir bağlantı kurulmamıştı. Hangi eylemin hangi cezayla karşılanacağı açıkça gösterilmemiş, bunu belirlemeye yarayacak bir ölçüt de konulmamıştı. İdare, cezaları verirken kuraldaki sıralamaya uymakla da yükümlü tutulmamıştı.
Anayasa Mahkemesi Bu Olaya Nasıl Baktı?
Anayasa Mahkemesi, benzer bir sorunu daha önce eczacılar bakımından incelediğini hatırlattı. 22/9/2021 tarihli kararında Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun ilgili kısmını; disiplin cezaları sayılmakla birlikte hangi hâlde hangi cezanın uygulanacağı düzenlenmediği, haysiyet divanına disiplin cezaları arasından istediğini uygulama imkânı tanındığı ve sıralamaya uyma zorunluluğu getirilmediği için iptal etmişti.
Mahkeme aynı yaklaşımı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu, Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına dair Kanun, Avukatlık Kanunu ve Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu'ndaki benzer hükümler için de sürdürmüştü. Noter kâtiplerine ilişkin kural bakımından da bu kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı sonucuna vardı.
Bu nedenle kural Anayasa'nın hukuk devletini düzenleyen 2. maddesine aykırı bulunarak iptal edildi. Kural bu gerekçeyle iptal edildiği için ayrıca Anayasa'nın 13. ve 38. maddeleri yönünden incelenmedi.
Maddenin ikinci fıkrası, noterlere ilişkin bir üst veya alt derece disiplin cezası verilmesi ve zamanaşımı konularını düzenleyen 127. maddenin kâtipler hakkında da kıyasen uygulanacağını öngörüyordu. Birinci fıkranın iptaliyle bu fıkranın uygulanma imkânı kalmadığından o da iptal edildi.
Sonuç Ne Oldu?
Anayasa Mahkemesi 16/4/2026 tarihinde oybirliğiyle;
- 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 148. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline,
- Aynı maddenin ikinci fıkrasının uygulanma imkânı kalmadığından iptaline,
- İptal hükümlerinin, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.
Karar 6 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi yürürlüğü ertelerken, iptal nedeniyle doğacak hukuki boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte olduğunu gerekçe gösterdi.
Benzer Durumdaysanız Bu Karardan Ne Öğrenebilirsiniz?
- Cezaların sayılması yetmez: Bu kararda sorun, cezaların türü değil; hangi eylemin hangi cezayı gerektirdiğinin kanunda gösterilmemesiydi.
- İptal hemen yürürlüğe girmiyor: Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.
- Süreç bir davadan başladı: Kuralın Anayasa Mahkemesine taşınması, uyarma cezasına karşı açılan davada idare mahkemesinin itiraz yoluna başvurmasıyla gerçekleşti.