Terörle Mücadele Kanunu Kapsamında Olmayan Suçlarda Koşullu Salıverilme Oranı Dörtte Üç Olarak Hesaplanabilir mi?
Başvurucu hakkında kesinleşen suçluyu kayırma ve gizliliğin ihlali suçlarından verilen cezaların infazına başlandı. Müddetnamede koşullu salıverilme oranı, terör suçları için öngörülen dörtte üç olarak hesaplandı. Başvurucu, suçlarının Terörle Mücadele Kanunu kapsamında olmadığını ve oranın üçte iki olması gerektiğini ileri sürdü; infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesi bu itirazı somut bir açıklama yapmadan reddetti. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine karar verdi.
Olay Ne?
Başvurucu 13/3/2019 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma isnadıyla gözaltına alındı ve 21/3/2019 tarihinde tutuklandı. Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi 29/9/2021 tarihinde başvurucuyu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 9 ay, rüşvete aracılık etme suçundan 12 yıl 6 ay, gizliliğin ihlali suçundan 2 yıl 6 ay ve suçluyu kayırma suçundan 5 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Mahkeme, gizliliğin ihlali ve suçluyu kayırma suçlarının örgüt faaliyetleri kapsamında işlendiğini kabul ederek bu cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verdi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi 1/2/2022 tarihinde gizliliğin ihlali ve suçluyu kayırma suçlarına ilişkin istinaf başvurusunu kesin olarak reddetti. Örgüt üyeliği ve rüşvete aracılık suçlarına ilişkin istinaf talebi ise temyiz yolu açık olmak üzere reddedildi; yani bu iki suç yönünden karar henüz kesinleşmemişti.
Kesinleşen iki ceza Ankara 1. İnfaz Hâkimliğince 7/4/2022 tarihinde toplanarak 7 yıl 6 ay hapis cezası olarak içtima edildi. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 12/4/2022 tarihli müddetnamesinde bu cezanın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesine göre dörtte üç oranında çektirileceği belirtildi. Buna göre koşullu salıverilme tarihi 22/10/2024, hak ederek tahliye tarihi 7/9/2026 olarak hesaplandı.
Başvurucu, suçlarının adli suç olduğunu ve oranın üçte iki olması gerektiğini belirterek müddetnameye itiraz etti. Kırıkkale İnfaz Hâkimliği 3/10/2022 tarihinde müddetnamede usul ve yasaya aykırılık olmadığını belirterek itirazı reddetti. Başvurucunun bu karara itirazını Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi 24/11/2022 tarihinde, “hükümlünün belirtilen suçları örgüt kapsamında işlediği” gerekçesiyle kesin olarak reddetti.
Bireysel başvurudan sonra Yargıtay 3. Ceza Dairesi 25/11/2024 tarihinde örgüt üyeliği ve rüşvete aracılık suçlarına ilişkin mahkûmiyetleri bozdu ve başvurucunun tahliyesine karar verdi. Başvurucu aynı gün tahliye edildi. Yeniden yapılan yargılamada Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi 23/5/2025 tarihinde başvurucunun bu iki suçtan beraatine karar verdi; kararın verildiği tarihte yargılama Yargıtay önünde devam ediyordu.
Anayasa Mahkemesi Bu Olaya Nasıl Baktı?
Anayasa Mahkemesi önce şikâyetin niteliğini belirledi: Koşullu salıverilme oranı, cezanın cezaevinde geçirilecek kısmını değiştirdiği için cezanın kapsamına ilişkindi. Bu yüzden başvuru, suçta ve cezada kanunilik ilkesi çerçevesinde incelendi.
Olayın özü şuydu: Müddetnamede dörtte üç oranının dayanağı olarak 3713 sayılı Kanun'un 17. maddesi gösterilmişti. Bu madde, yalnızca o Kanun kapsamına giren suçlardan hükümlü olanlar için dörtte üç oranını öngörüyordu. Oysa başvurucunun müddetnameye konu suçluyu kayırma ve gizliliğin ihlali suçları, 3713 sayılı Kanun'un terör suçlarını ve terör amacıyla işlenen suçları sayan 3. ve 4. maddelerinde yer almıyordu.
“...anılan suçlar nedeniyle verilen süreli hapis cezaları yönünden 3713 sayılı Kanun'un 17. maddesinde öngörülen dörtte üç oranının uygulanma imkânı bulunmamakta, suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi ise anılan hükmün uygulanması için yeterli görülmemektedir.”
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin de aynı yönde bir kararı bulunduğuna dikkat çekti. Kararda, 5275 sayılı Kanun'a göre suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi durumunda uygulanması gereken oranın üçte iki olduğu belirtildi.
Başvurucu itirazında bu sorunu açıkça dile getirmişti. Buna rağmen infaz hâkimliği somut bir gerekçeye yer vermeden itirazı reddetmiş; ağır ceza mahkemesi ise yalnızca suçların örgüt kapsamında işlendiğini söylemekle yetinmişti. Başvurucunun suçlarının 3713 sayılı Kanun kapsamında olmadığı yönündeki itirazına hiçbir açıklama yapılmamış, bu konudaki belirsizlik giderilmemişti. Anayasa Mahkemesine göre bu durum suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlaline yol açtı.
Sonuç Ne Oldu?
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 27/1/2026 tarihinde oybirliğiyle;
- Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine,
- Kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine gönderilmesine,
- Başvurucunun 100.000 TL manevi tazminat talebinin, yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddine,
- 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verdi.
Benzer Durumdaysanız Bu Karardan Ne Öğrenebilirsiniz?
- Müddetnamedeki dayanak maddeye bakın: Bu olayda dörtte üç oranının dayanağı olarak gösterilen 3713 sayılı Kanun'un 17. maddesi, başvurucunun suçlarına uygulanabilecek bir hüküm değildi.
- “Örgüt kapsamında işlendi” demek yeterli görülmedi: Anayasa Mahkemesi, suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesinin dörtte üç oranının uygulanması için yeterli olmadığını belirtti.
- İtiraz somut olarak cevaplanmalı: Başvurucunun açık itirazına infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin hiçbir açıklama yapmaması ihlalde belirleyici oldu.