15 Eylül 2026

Suç Tarihinden Sonra Ağırlaştırılan Ceza Geriye Doğru Uygulanabilir mi?

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel
Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

Başvurucu, 2013 yılında işlendiği kabul edilen bir suçtan, 2014 yılında cezası ağırlaştırılan kanun maddesine göre cezalandırıldı. Temyizde suç tarihindeki daha hafif hükmün uygulanması gerektiğini açıkça ileri sürdü; ancak bu itiraz hiç değerlendirilmeden hüküm onandı. Anayasa Mahkemesi, aleyhe kanunun geçmişe uygulandığını tespit ederek suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine karar verdi.

Olay Ne?

Başvurucu hakkında çocuğa yönelik cinsel suç iddiasıyla Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Yargıtay aşamasında verilen bozma kararından sonra yapılan yargılamada mahkeme, suçun niteliğini değiştirerek başvurucuyu Türk Ceza Kanunu'nun 104. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçundan 2 yıl hapis cezasına mahkûm etti.

Başvurucu 25/1/2021 tarihli temyiz dilekçesinde şunu ileri sürdü: Suç tarihi 21/4/2013'tür. Bu suçun cezasının alt ve üst sınırları sonradan 6545 sayılı Kanun'la değiştirilmiştir. Mahkemenin suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan hükmü uygulaması gerekirken bunu dikkate almadan ceza vermesi hukuka aykırıdır.

Gerçekten de 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle bu suçun cezası “altı aydan iki yıla kadar” hapis cezasından “iki yıldan beş yıla kadar” hapis cezasına çıkarılmıştı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise 9/12/2021 tarihinde, başvurucunun temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü bu hususları değerlendirmeksizin hükmü onadı.

Anayasa Mahkemesi Bu Olaya Nasıl Baktı?

Anayasa Mahkemesi için belirleyici soru, mahkûmiyete konu eylemin cezayı düzenleyen kuralın yürürlük tarihinden önce mi sonra mı işlendiğiydi. Kararda yargılamadaki suç tarihinin 21/4/2013 olduğu; ceza miktarı bakımından aleyhe değişiklik getiren düzenlemenin ise 28/6/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği tespit edildi.

Buna göre mahkeme, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve cezayı ağırlaştıran hükme göre karar kurmuş ve başvurucuya fazla ceza tayin etmişti. Eylem tarihinde daha lehe olan bir hüküm bulunmasına rağmen sonradan yürürlüğe giren kanun maddesine göre ceza verilmişti. Başvurucu bu durumu temyizde açıkça ileri sürmesine rağmen yargılamayı yapan mahkemeler itirazı değerlendirmemişti.

“...eylem tarihinde daha lehe olan cezai nitelikte bir hüküm olduğu hâlde sonradan yürürlüğe giren kanun maddesine göre başvurucunun cezalandırıldığı ve cezai nitelikte aleyhe kanunun geçmişe uygulandığı anlaşılmıştır.”

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun eylem tarihinde yürürlükte olmayan kanun maddesine dayanılarak cezalandırılması nedeniyle Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasındaki suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği sonucuna vardı.

Sonuç Ne Oldu?

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 11/2/2026 tarihinde oybirliğiyle;

  • Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine,
  • Kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
  • Başvurucunun tazminat talebinin, yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddine,
  • 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verdi.

Anayasa Mahkemesi, ihlal kararının beraat veya mahkûmiyet yönünde bir tutum anlamına gelmediğini; delilleri değerlendirme yetkisinin yeniden yargılamayı yapacak mahkemeye ait olduğunu da belirtti.

Benzer Durumdaysanız Bu Karardan Ne Öğrenebilirsiniz?

  • Suç tarihi belirleyicidir: Bu olayda Anayasa Mahkemesi, cezayı düzenleyen kuralın yürürlük tarihi ile suç tarihini karşılaştırarak sonuca ulaştı.
  • Sonradan ağırlaşan ceza geriye uygulanamaz: Eylem tarihinde daha hafif bir ceza öngörülmüşken sonradan getirilen ağır cezaya göre hüküm kurulması ihlal sayıldı.
  • Açıkça ileri sürülen itiraz cevapsız kalmamalı: Başvurucu bu itirazı temyiz dilekçesinde açıkça dile getirmiş, ancak Yargıtay bunu değerlendirmeden hükmü onamıştı.
Anayasa Mahkemesi Kararı (B. No: 2022/20463, 11/2/2026)