15 Eylül 2026

Yapıları Kimin Yaptığı Araştırılmadan Tarım Arazisi Cezası Onanabilir mi?

Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel
Av. Doç. Dr. İsmail Yüksel Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

Bir şirkete, belediyeye ait bir arazide izinsiz yapılar bulunduğu ve arazinin tarım dışı kullanıldığı gerekçesiyle idari para cezası kesildi. Şirket, yapıları kendisinin yapmadığını, araziyi kiraladığında yapıların zaten bulunduğunu ve 2020 yılında araziyi başka bir şirkete devredip boşalttığını belgeleriyle ileri sürdü. Sulh ceza hâkimliği bu belgeleri tartışmadan cezayı onadı. Anayasa Mahkemesi, yapıları kimin ve ne zaman yaptığı sorusunun cevapsız bırakıldığını tespit ederek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Olay Ne?

İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli, Menemen'de bulunan bir parselde 23/6/2022 tarihinde inceleme yaparak tutanak düzenledi. Tutanağa göre parsele çakıl, moloz ve kiremit dökülmüş, toprakta sıkıştırma, teraslama, dolgu ve kazı yapılmış; arazide küçükbaş hayvan ağılı, çevresine beton dökülmüş çelik konstrüksiyon depo, bir ahşap yapı, iki su basmanlı taş kaplama yapı ve bir konteyner bulunuyordu. 63.463,3 metrekare alanın tarım dışı amaçla kullanıldığı tespit edildi. Arazi köy merası niteliğindeydi, Menemen Belediyesi adına kayıtlıydı ve Menemen Büyük Ova koruma alanı içinde kalıyordu.

Menemen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü 20/7/2022 tarihinde, izin almadan taş yapı, ahşap yapı ve konteyner yapılarak arazinin tarım dışı kullanıldığı gerekçesiyle başvurucu şirkete 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca 11.926 TL idari para cezası verdi.

Başvurucu şirket, Menemen Sulh Ceza Hâkimliğine başvurarak şunları ileri sürdü:

  • Yapıları kendisi inşa etmemişti; araziyi kiraladığında yapılar zaten mevcuttu.
  • İşletme 17/3/2020 tarihinde başka bir şirkete devredilmiş ve bu durum kiraya veren idareye bildirilmişti.
  • Yapıların kim tarafından, hangi tarihte ve kimin kiracı olduğu dönemde yapıldığı araştırılmamış; teknolojik imkânlarla yapım tarihine ilişkin bir inceleme yapılmamıştı.

Şirket bu iddialarını desteklemek için akaryakıt istasyonunun başka bir şirkete devredildiğine dair noterde yapılan 17/3/2020 tarihli işletme devir sözleşmesini, kiralanan arazinin istasyonun satıldığı şirkete devredildiğine ilişkin 10/9/2020 tarihli yazıyı ve arazinin 1/9/2020 itibarıyla boşaltıldığına ilişkin 10/9/2020 tarihli yazıyı dosyaya sundu.

Hâkimlik dosya üzerinden inceleme yaparak 20/10/2022 tarihinde başvuruyu reddetti. Gerekçede, taşınmazın mevcut hâliyle başvurucu tarafından tarım dışı amaçla kullanıldığının tespit edildiği belirtildi. Şirketin itirazını Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hâkimliği 8/11/2022 tarihinde kesin olarak reddetti.

Anayasa Mahkemesi Bu Olaya Nasıl Baktı?

Anayasa Mahkemesi, başvurucu şirketin mahkemelerden ayrı ve açık bir cevap beklediği sorunun, arazideki yapıların kim tarafından ve hangi tarihte inşa edildiği olduğunu tespit etti. Mahkemeye göre bir arazinin tarım dışı kullanıldığı gerekçesiyle uygulanan yaptırımda bu soru, esasa etki eden önemli bir unsurdu.

Bu nedenle şirketin arazinin kullanımının başka bir şirkete devredildiğine, kiralanan arazinin boşaltıldığına ve yapıların yapım tarihinin teknolojik imkânlarla tespit edilebileceğine ilişkin itirazları, uyuşmazlığın sonucuna etki edebilecek nitelikteydi.

Şirket bu itirazlarını belgelerle desteklemişti. Buna rağmen sulh ceza hâkimliğinin kararında yapıların hangi tarihte, kim tarafından inşa edildiği ve arazinin kim tarafından bozulduğu hakkında ayrı ve açık bir değerlendirme yoktu. İtirazı inceleyen hâkimlik de bu konularda hiçbir değerlendirme yapmamıştı. Anayasa Mahkemesi yargılamaya bir bütün olarak bakıldığında hâkimlik ve itiraz merciinin davanın sonucuna etkili hususlara yeterli bir yanıt vermediği sonucuna vardı.

“Bir arazinin tarım dışı kullanıldığı gerekçesiyle uygulanan idari yaptırımda, yaptırıma konu alandaki yapıların hangi tarihte ve kim tarafından inşa edildiği esasa etki eden önemli bir unsur olarak kabul edilmelidir.”

Sonuç Ne Oldu?

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 9/4/2026 tarihinde oybirliğiyle;

  • Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine,
  • Adil yargılanma hakkına ilişkin diğer şikâyetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına,
  • Kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Menemen Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine,
  • 40.664,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verdi.

Anayasa Mahkemesi kararında, ihlal kararının davanın sonucuyla ilgili bir tutum anlamına gelmediğini; delilleri değerlendirip sonuç çıkarma yetkisinin yeniden yargılamayı yapacak mahkemeye ait olduğunu da belirtti.

Benzer Durumdaysanız Bu Karardan Ne Öğrenebilirsiniz?

  • “Mevcut hâl” tespiti tek başına yetmeyebilir: Bu olayda hâkimlik, arazinin bugünkü durumuna bakarak şirketi sorumlu tutmuştu. Anayasa Mahkemesi yapıların kim tarafından ve ne zaman yapıldığı sorusunun esasa etkili olduğunu vurguladı.
  • Belgeli itirazlar cevapsız bırakılamaz: Devir sözleşmesi ve boşaltma yazısı gibi belgelerle desteklenen itirazların kararda ayrı ve açık şekilde tartışılması gerekiyordu.
  • İtiraz mercii de sorumludur: İlk hâkimlikçe karşılanmayan esaslı itirazlar itiraz merciince de değerlendirilmediği için ihlal sonucuna ulaşıldı.
Anayasa Mahkemesi Kararı (B. No: 2022/101350, 9/4/2026)